Türkiye otomotiv sektörü sürdürülebilirlik için buluştu

OİB Türkiye Otomotiv Sektörü Sürdürülebilirlik Eylem Planı Çalıştayına ev sahipliği yaptı. Çalıştayda konuşan OİB Başkanı Baran Çelik: “Türkiye’de şirketler AB Yeşil Mutabakatına yönelik adım atmalı” dedi.

YAYINLAMA
GÜNCELLEME
Türkiye otomotiv sektörü sürdürülebilirlik için buluştu

BURSA (DÜNYA) - Uludağ Otomotiv Endüstrisi İhracatçıları Birliği (OİB), 16 yıldır kesintisiz ihracat şampiyonluğu ile katma değerli ve yerli ağırlıklı üretimiyle Türkiye ekonomisi için öncü bir sektör olan otomotiv endüstrisine yönelik Türkiye Otomotiv Sektörü Sürdürülebilirlik Eylem Planı Çalıştayına ev sahipliği yaptı. Türkiye İhracatçılar Meclisi’nin Sürdürülebilirlik Eylem Planı hedefleri kapsamında hazırlanan Eylem Planı çalıştayı, sektörün en önemli aktörlerini bir araya getirdi.
OİB Yönetim Kurulu Başkanı Baran Çelik, açılışta yaptığı konuşmada ana ve tedarik sanayi temsilcileri olarak sektöre yol göstermenin öneminin farkında olduklarını vurgulayarak “Unutmamalıyız ki, yakın gelecekte karşılaşabileceklerimizden habersiz bir kesim de var. Biz bu eylem planıyla onlara da ulaşarak yol göstermeyi hedefliyoruz. Eylem Planı farkındalık, mevcut durum tespiti, yeşil dönüşüm için iş birliği, üretimde çevresel etkilerin azaltılması, çevreci araçlar için yeni teknolojilere geçiş ve sosyal sürdürülebilirlik hedeflerinden oluşuyor” dedi.

“Önlemler gün geçtikçe artıyor”

Günümüzde çevre duyarlılığının giderek arttığını ve tüketici için bir kıstas haline geldiğine belirten Baran Çelik “Hükümetlerin ve AB gibi örgütlerin sera gazını azaltmaya yönelik önlemleri de gittikçe artıyor ve bağlayıcı hale geliyor. Avrupa Komisyonunun açıkladığı Sınırda Karbon Düzenlemesi Yönetmeliği 1 Ocak 2023 yılından itibaren üç yıllık bir geçiş süreci uygulanarak yürürlüğe girecek. Bu gelişmeler ülkemizdeki sürdürülebilirlik ve Avrupa Yeşil Mutabakatı hedefleri doğrultusunda yapılan çalışmaları hızlandırdı. OİB olarak, biz de otomotiv endüstrisini de kapsayan bu dönüşüm ve gelişmeleri heyecanla takip ediyoruz. Pandemiden sonra Avrupa’da tedarik merkezlerini yakınlaştırma eğilimini, Avrupa pazarına yakınlığımız nedeniyle fırsata çevirmek istiyoruz. Türkiye’deki şirketlerin AB Yeşil Mutabakatı çerçevesindeki düzenlemeler kapsamında geleceğe yönelik adım atması ve direktife uyum faaliyetlerine yönelik aksiyonları, hazırlıkları proaktif bir yaklaşım olarak şimdiden almaları gerektiğinin farkındayız” dedi.

“Evrene çok kötü baktık”

TAYSAD Başkanı Albert Saydam, toplumsal bir özeleştiride bulunarak “Kavramları çok sık kullanarak aslında içeriği boşaltıyoruz. Örneğin bir dönem inovasyonu çok kullandık. Ama geldiğimiz noktada, Türkiye’nin Ar-Ge yatırımları Amazon’un yatırımlarının 6’da 1’i düzeyinde. Yani inovasyonu misyona yazarak sonuç alınmıyor” dedi. Sürdürülebirlik için kaynakların verimli kullanımının önemli olduğunu belirten Saydam “Bizler maalesef evrene çok kötü baktık. Şu anda da yumurta kapıya dayanmış durumda. Herkes 600 beygirlik ve 5 litrelik araçla pistte yerini alırken, güneş enerjisiyle çalışan bir araçla yarışa girmeye kalkmak, hayalcilik olur. Sektörde asıl farkı odaklanma ile yaratırız. Her konuda bence odaklanmak gerekli. Böylece otomotiv sektörü, ana ve tedarik sanayiyle pozitif ayrışma görevi üstlenecektir” dedi.