Türkiye’de bakkal kültürü, zincir market tehlikesi altında

Perakende sektöründe faaliyet gösteren küçük işletmelerin artan maliyetler ve borçlar nedeniyle zor zamanlar geçirdiğini belirten Mersin Bakkallar ve Bayiler Odası Başkanı Ramazan Turan, “Esnaf olarak bir takım ayrıcalıklar ve kolaylıklar istemiyoruz. Zincir marketlere sınırlama getirilmesiyle yeniden ayağa kalkıp güçleniriz.Faaliyet gösteren 2 milyon insanımız, 5 şirkete tercih edilmemeli” dedi.

YAYINLAMA
GÜNCELLEME
Türkiye’de bakkal kültürü, zincir market tehlikesi altında

Adnan AÇIKGÖZ

MERSİN - Özellikle pandemi döneminde uygulanan fahiş fiyat politikası nedeniyle ardı ardına para cezaları kesilen zincir marketler, bakkal ve esnaf kültürünü tehdit ediyor. Holdingleşerek her geçen gün şube sayısını artıran marketlerle rekabet edemez hale gelen küçük işletmeler; ödenemeyen Bağ-Kur primi, vergi, dükkan kirası, çalışan maaşı ve faturalar nedeniyle zor günler geçiriyor. Anayasadaki eşitlik ilkesinin ticaret tabanına yansıtılması gerektiğinin altını çizen Mersin Bakkallar ve Bayiler Odası Başkanı Ramazan Turan; imalatçı, satıcı ve tüketiciyi korumak adına perakende kanununun çıkarılmasının önemini vurguladı. Zincir marketlerin her türlü ürün satışı yaptığını anımsatan Turan, “Mobilyadan elektronik eşyaya, ayakkabıdan gıdaya, kırtasiyeden deniz ürünlerine kadar birçok ürün satan bu marketler, bir ya da birkaç kalem üzerinden ticaret yapan esnafılarımızı zor durumda bırakıyor. Hem işyeri açarken hem de kapatırken demirbaş ve zararlarını vergiden düşen bu marketler, devletimizin teşviğiyle çalıştırdığı personelin emeğini sümürüyor. Çalışanlar teşvik bitiminde kapının önüne konuluyor. Biz işyerlerimizde en az 10-15 kişi çalıştırmadığımız için bu teşviklerden yararlanamıyoruz. Dolayısıyla küçük bir işletme sahibinin kendi cebinden ödediği işçi tutarının daha azını ödüyorlar” diye konuştu.

Ekonominin en küçük yapı taşına destek çağrısı

Küçük esnafın daha fazla zarar görmemesi için merkezi hükümetten beklentilerini dile getiren Turan, “Zincir marketler piyasadaki tüm ürünleri tek kalemde satın alıp depolarında saklayarak, arz-talep dengesini bozuyor. Esnaflarımız da yükselmiş fiyatlardan ürün almak zorunda kalıyor. Bu marketler Türkiye’deki perakende ticaretinin tamamına zarar veriyor. Yerel market ve bakkallarda fahiş fiyat uygulaması yok ama stokçuluk yapan zincir marketlerde bunu görebiliyoruz. Sandıktan iktidar olarak çıkacak siyasi otoritenin bu soruna çözüm olmaması halinde, ülkemizde bir yıkım yaşanacak. Hükümetimiz, ekonominin en küçük yapı taşı olan esnaflarımıza destek vermelidir. Fabrika veya tarladan halka anlayışıyla, tedarik zincirinde aracılıktan para kazanan kişi ve kurumların önüne geçilmesi, esnafın ve tüketicinin yararınadır. Öte yandan Tarım Kredi Kooperatifi marketlerindeki ürünleri biz satabiliriz. Şuan yaklaşık 10 ilde başlayan uygulamayı ülke geneline yaymak isabetli olacaktır. Bu şekilde kooperatif üzerindeki kira maliyetleri ortadan kaldırılabilir” ifadelerini kullandı.

“Yoksul kesim daha da zorlanacak”

Bakkal esnafının nostaljik yüzüyle vatandaşın destekçisi olmayı sürdürdüğüne dikkat çeken Başkanvekili Vedat Tatlı ise şunları kaydetti: “Bugün işten çıkarılan ya da maddi olarak zor günler geçiren bir insanımız, bakkal veya yerel marketlerden temel ihtiyaçlarını alabilir. Yeri geldiğinde komşularımıza maddi destek sağlıyoruz. Faizsiz kredi veren bir banka gibiyiz. Bakkal kültürünün yok olmasıyla yoksul kesim daha da zorlanacak. Zincir marketlerden borca bir ekmek almak bile mümkün değil.”