Meksikalı sanatçı Bosco Sodi’nin yapıtları İstanbul’da

Sevil Dolmacı Gallery, Meksikalı sanatçı Bosco Sodi’nin Türkiye’deki ilk kişisel sergisine ev sahipliği yapıyor. “The Silence of Form” isimli sergi, sanatçının Meksika, Amerika ve Avrupa’daki atölyelerinde gerçekleştirdiği üretimlerinden oluşuyor.

YAYINLAMA
GÜNCELLEME
Meksikalı sanatçı Bosco Sodi’nin yapıtları İstanbul’da

Sevil Dolmacı Gallery, Meksikalı sanatçı Bosco Sodi’nin Türkiye’deki ilk kişisel sergisi “The Silence of Form”u İstanbullu sanatseverlerle buluşturuyor. Eserlerini doğal malzeme ve tonlarla oluşturan sanatçı, üretimlerinin temelinde kili kullanıyor. Kilin kusurluluğu, geçiciliği ve doğallığı Sodi’nin tercih nedenlerinden birini oluşturuyor.

Meksikalı sanatçı Bosco Sodi, Meksika, Amerika ve Avrupa’da dünyaca ünlü mimarlar tarafından tasarlanan atölyelerinde gerçekleştirdiği eserlerinde, bu ülkelerin kültürel zenginliklerinden, felsefelerinden ve coğrafyaların sunduğu malzeme olanaklarından yararlanıyor. Örneğin; sanatçının üretimlerinin temelini oluşturan kil, Amerika kıtasının eski uygarlıklarında çokça kullanılan bir malzeme olma özelliği taşıyor. Sanatçı, kendi coğrafyasının geçmişine indiğinde keşfettiği selüloz, talaş ve doğal pigmentleri kile karıştırarak rastlantısallığa dayalı benzersiz işler ortaya çıkarıyor. Sodi kili, pratiğinin temeline oturturken, referansını aynı zamanda özgünlüğe saygı duyan ve doğallığı benimseyen Japon Wabi-Sabi felsefesinden alıyor.

Katmanlar halinde elle uyguluyor

Sanatçı, genellikle tuval ve heykelden oluşan eserlerini, doğal malzemelerden oluşturduğu karışımı katmanlar halinde elle uygulayarak, yaratıcı sezgi ve rastlantısallığa dayanan meditatif bir süreç ile meydana getiriyor. Bu sürecin başında ıslak olan malzeme kurumaya ve üzerinde yarıklar, çatlaklar oluşmaya başladığında, sanatçı doğaya süreci tamamlaması için izin veriyor. Böylelikle Sodi’nin doğa ile olan iş birliği tamamen tesadüfe dayalı ve öngörülemez eserlere dönüşüyor.

Sodi, önyargılardan ve dış çağrışımlardan kaçınmayı amaçlayarak üretimlerinin çoğunu kasıtlı olarak isimsiz bırakıyor. Bu sayede izleyici sanatçı ile ortak bir diyaloğa girme fırsatı yakalıyor.
“The Silence of Form” sergisini 28 Ekim’e kadar gezmek mümkün.