Macaristan, Rus gazı yasağına karşı yargı yoluna gidecek
Macaristan, AB’nin Rus gazı kararını resmen kabul etmesi halinde Avrupa Adalet Divanı’na gidecek.
Macaristan Dışişleri Bakanı Peter Szijjarto, AB’nin Rus gazı ithalatını sonlandırma kararının resmen kabul edilmesi halinde konuyu yargıya taşıyacaklarını duyurdu.
Macaristan Dışişleri Bakanı Peter Szijjarto, X sosyal medya hesabından açıklamada bulundu.
Szijjarto, "RePowerEU planı resmi olarak kabul edilir edilmez, derhal Avrupa Adalet Divanında itirazda bulunacağız. Yasal işlemler gecikmeden başlayacaktır. Hazırlık çalışmaları şimdiden başladı. Macaristan'ın enerji güvenliğini savunmak için gerekli her şeyi yapacağız." ifadelerini kaydetti.
Rus gazı kararına giden süreç
Avrupa Birliği, Rusya’dan doğal gaz ithalatını sonlandırmaya yönelik en kapsamlı ve bağlayıcı adımlarından birini atmaya hazırlanıyor. AB Konseyi, üye ülkeler ile Avrupa Parlamentosu temsilcileri arasında yürütülen müzakereler sonucunda, Rus gazının kademeli olarak yasaklanmasını öngören plan üzerinde uzlaşmaya varıldığını açıkladı.
Bu uzlaşma, AB’nin Rus enerjisine olan bağımlılığı tamamen sona erdirmeyi hedefleyen uzun vadeli yol haritasının bir parçası olarak şekillendi. Plan kapsamında Rusya’dan sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) ithalatının 2026 yılının sonunda, boru hattı üzerinden gelen gazın ise 2027 sonbaharında tamamen durdurulması öngörülüyor. Yasakların kademeli şekilde uygulanacağı ve hukuki açıdan bağlayıcı olacağı özellikle vurgulanıyor.
AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen de Brüksel’de düzenlediği basın toplantısında, bu uzlaşmayı “Birlik için tarihi bir dönüm noktası” olarak nitelendirerek, Rus fosil yakıtlarına dayalı dönemin kapandığını ve Avrupa’nın enerji politikasında yeni bir sayfa açıldığını ifade etti.
Söz konusu düzenleme, Avrupa Parlamentosu ve AB Konseyi tarafından resmen onaylandıktan sonra yürürlüğe girecek. Onayın ardından üye ülkeler, belirlenen takvime uygun şekilde Rus gazı ithalatını sonlandırmakla yükümlü olacak.
Süre uzatılabilir mi?
Mevcut çerçevede belirlenen takvim hukuki açıdan bağlayıcı olsa da, tamamen değiştirilemez değil. AB mevzuatında, olağanüstü durumlar için sınırlı esneklik mekanizmaları bulunuyor. Ciddi bir enerji arz krizi, beklenmedik jeopolitik gelişmeler veya bazı üye ülkelerin enerji güvenliğini tehdit eden olağanüstü koşullar ortaya çıkarsa, Komisyon yeni bir düzenleme önerisi sunabilir.
Ancak böyle bir uzatma için AB Konseyi ve Avrupa Parlamentosu’nun yeniden onayı gerekiyor. Bu da sürecin siyasi açıdan zor ve zaman alıcı olacağı anlamına geliyor. Mevcut siyasi atmosferde ve AB’nin enerji bağımsızlığı hedefleri dikkate alındığında, genel beklenti takvimin korunacağı ve yalnızca istisnai durumlarda sınırlı erteleme seçeneklerinin gündeme gelebileceği yönünde.
Özetle, teorik olarak uzatma ihtimali bulunsa da, mevcut karar AB’nin Rus gazından çıkışta geri adım atmak istemediğini ve sürecin büyük ölçüde planlandığı şekilde ilerleyeceğini gösteriyor.