Türkiye, hububatta bu yılı da rahat geçirecek

Geç gelmekle birlikte olağan yıllar ortalamasına ulaşan yağışlar, hububat üreticisinin yüzünü güldürdü. Tüm zamanların rekorunun kırıldığı 2023-2024 sezonundaki performansın, bu sezonda da yaşanması bekleniyor. Özellikle buğdayda üretimin bu yıl da 20 milyon tonu aşacağı tahmin ediliyor.

YAYINLAMA
GÜNCELLEME
Türkiye, hububatta bu yılı da rahat geçirecek

Hububat Tedarikçileri Derneği (HUBUDER) tarafından bu yıl 9’uncusu düzenlenen “Uluslararası 2024 Hasadına Doğru Türkiye’de ve Dünyada Tahıl” konferansında Türkiye’nin hububattaki mevcut durumu ve gelecek projeksiyonları masaya yatırıldı.

Toplantının açılış oturumunda konuşan Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO) Genel Müdürü Ahmet Güldal, şu ana kadar özellikle İç Anadolu Bölgesi’nde yağışların iyi gittiğini ve bu yıl da geçen yılki üretim seviyesinin yakalanmasının beklendiğini bildirdi.

Fiyatla ilgili çalışmaların sürdüğünü belirten Güldal, finansman maliyetleri yükseldikçe bunu da fiyatlara yansıtmak zorunda kaldıklarını bildirdi. Bu yıl randevulu alımın yılsonuna kadar süreceğini belirten Güldal, gelen tüm ürünü alacak şekilde hazırlık yaptıklarını belirtti.

“Geçen yıl alışılmışın dışında ihracat yaptık”

Son yıllarda izlenen politikalar nedeniyle ekim alanlarında artış yaşandığını kaydeden Güldal, son iki yıldır bereketli sezon yaşandığını kaydetti. Dünya genelinde geçen yıla yakın üretim beklendiğinin altını çizen Ahmet Güldal, “15 gün öncesine kadar bizde kuraklık riski vardı ama kısmi yağışlarla bu hafifl edi” dedi.

Geçen yıl bereketli sezonda alışılmışın dışında kararlar uygulandığını hatırlatan Güldal, ilk kez hammadde ihracatına başlandığını, özel sektörle birlikte toplam 1,6 milyon tonun üzerinde buğday ihracatı yapıldığı bilgisini verdi. Güldal, bu ürünlerin satışından 1,3 milyar dolar döviz geliri sağlandığını söyledi.

Üretimin yüksek olduğu geçen yıl özel sektörün elinde birkaç aylık stok bulunduğunu vurgulayan Ahmet Güldal, bu yıl sektörden edindiği bilgilere göre stokların daha sınırlı düzeyde olduğunu aktardı. Bu sene hasadın biraz daha erken başladığına değinen Güldal, randevu sisteminde geçen yıl yaşanan aksamaların bu yıl olmayacağını bildirdi. Artık randevu alamayan çiftçi olmayacağını kaydeden Güldal, lisanslı depo yatırımlarındaki artışlara da dikkat çekerek, bu yıl tüm ürünü almaya hazır olduklarını belirtti.

“Fiyat çalışmaları sürüyor”

Gelinen noktada ürün fiyatıyla ilgili çalışmaların sürdüğünü belirten Ahmet Güldal, ürün maliyetine yönelik yapılan bazı hesaplamaları eleştirdi. Bazı kişilerin en düşük verim miktarı ile en yüksek kira bedelini esas alarak, masa başından hesap yaptığını ifade eden Güldal, “20 yıl önceki verimliliği dikkate alarak hesaplama yapanlar var” dedi.

Güldal, gelen tüm ürünü almaya hazır olduklarını belirtmekle birlikte, bu yıl birçok parametrenin geçen yıldan farklı olduğunu, TMO’ya çok iş düşmeyebileceğini bildirdi.

Ahmet Güldal, özel sektörün finansman maliyetinden şikâyet ederek kendisinden destek istemesi üzerine, “Finansmana erişimde sektörün yaşadığı her türlü endişe bizim için de geçerli. Biz de dışardan finansman kullanıyoruz, iç piyasadan ürün alırken görev zararı yapamıyoruz. Tüm maliyetlerimizi hesaplayıp satış döneminde ürün fiyatına ekliyoruz. Yani maliyetin artması bizim ürün satış fiyatımızda da yansıyacak” değerlendirmesinde bulundu.

ANADOLU'DA BORSA VE ZİRAAT ODASI BAŞKANLARI BÖLGELERİNİ DEĞERLENDİRDİ:

Konya ve Eskişehir dışında rekoltede düşüş beklenmiyor

Konya Ovası, Eskişehir başta olmak üzere özellikle İç Anadolu Bölgesi’nde bu yıl yağışların istenen oranda olmaması nedeniyle hububat ve bakliyat rekoltesinde düşüş bekleniyor.

Üretici temsilcileri, verimi korumak için iklim şartları kadar üreticinin finansal şartlarının da önemli olduğunu vurguluyor. Ulusal Baklagil Konseyi (UBK) ve Mersin Ticaret Borsası Başkanı (MTB) Abdullah Özdemir, son 53 yıldaki en sıcak kasım-şubat döneminin yaşandığını belirtti. Özdemir, buna karşılık bitki gelişiminde sorun görülmediğini, hava koşullarına bağlı olarak bu yıl daha geç yapılan ekimin risk oluşturmadığını söyledi.

Erken ekimlerde yağış ve sıcaklık uygunluğunun aşırı bitki gelişimini teşvik ettiğine ancak ani değişen sıcaklıkların ürünleri etkileyebileceğine dikkat çeken Özdemir, “Hububatta bu yıl mart ayından sonra yağışlar beklenenden az oldu fakat geçen haftaki yağışlar olumluydu. Bakliyatta TMO raporuna göre kırmızı mercimek ekiminin yüzde 96’sının yapıldığı Güneydoğu’da Kasım’da başlayan ekimler Ocak’ta tamamlandı.

Rapor, bitki gelişiminin istenen düzeyde olduğunu belirtiyor. Nohut ekiminin yüzde 70’inin ve yeşil mercimek ekiminin yüzde 85’inin yapıldığı İç Anadolu’da ise ekimler martta başlayıp nisan itibariyle büyük ölçüde tamamlandı” dedi.

“GÜNEYDOĞU’DAKİ EKİLİŞLER YAKLAŞIK YÜZDE 10 AZALDI”

Türkiye’de 22 milyon ton buğday üretildiğini dile getiren Abdullah Özdemir, UHK tahminlerinde bu yıl da aynı rekoltenin beklendiğini kaydetti.

Uluslararası Un Sanayicileri ve Hububatçılar Birliği, araştırma raporları ve sektör temsilcileri değerlendirmelerinde ise buğdayda 1,5 milyon ton rekolte azalışının öngörüldüğünü aktaran Özdemir, “TMO raporuna göre 424 bin tonluk kırmızı mercimeğin neredeyse tamamının üretildiği Güneydoğu’daki ekilişler yaklaşık yüzde 10 azaldı. 580 bin ton nohut ve 50 bin tonluk yeşil mercimekte ise hibe destekli dağıtılan tohumlarla bir miktar artış öngörülüyor. Bakliyat üretimi geçen yılki 1,3 milyon ton seviyesine yakın seyredebilir.

Türkiye’nin buğdayda yeterlilik derecesi yüzde 96, bakliyatta yüzde 97 seviyesinde ölçülüyor. Beklenen rekoltenin altında kalınması ürün arzında sorun teşkil edebilir, fiyatlarda yukarı yönlü bir baskı olabilir. Bu senaryo nisan itibariyle yüzde 68,5 düzeyinde olan gıda enfl asyonunu artırabilir” diye konuştu.

Artan üretim maliyetlerinin son yıllardaki en zorlayıcı ve üretim kararlarına etki eden en belirleyici unsur olduğunun altını çizen Abdullah Özdemir, “ZMO, buğdayın ortalama maliyetinin geçen yıla göre yüzde 62 arttığını belirtti. 2018’den bu yana bakliyata verilen fark ödemesi desteği kilo başına 50 kuruş seviyesinde. Ülkemiz için stratejik ürün grupları olan hububat ve bakliyatta destekler artırılmalı, zamanında açıklanacak rakamlar çiftçilerimizin yoğun masraf yaptığı dönemde ödenmelidir” ifadesini kullandı.

“REKOLTEDE GEÇEN YILIN ALTINDA KALACAĞIZ”

Türkiye’nin tahıl ambarı Konya’da beklenen yağışın düşmemesi ve hava sıcaklığının mevsim normallerinin üzerinde seyretmesi tahıl üreticisini endişelendiriyor. Yaşanan kuraklığın etkisiyle bu yılki hasat döneminde fark edilir bir rekolte düşüşü bekleniyor. Konya’da tarımsal üretimi yakından takip eden Ziraat Mühendisleri Odası (ZMO) Konya Şube Başkanı Burak Kırkgöz, Konya Ovası’nda yağış rejiminin geçen yıla oranla önemli ölçüde azaldığını belirterek, bu durumun tarımsal üretimde düşüşe neden olabileceğini ifade etti.

Genel kanının aksine Konya Ovası’nda sadece buğday üretimi olmadığını belirten Kırkgöz, “Bildiğiniz gibi Konya, Türkiye’nin tahıl ambarı. İlimiz 1,9 milyon hektara yakın tarım alanı ile Türkiye’nin toplam tarım alanının yüzde 7,86’sına sahip. Buğday, arpa, dane mısır, şeker pancarı, Macar fiği, havuç, lale, kuşyemi, korunga, acı bakla ve kanola olmak üzere 11 tarımsal ürünün üretiminde ilk sırada yer alıyor. 2,3 ton buğday üretim ile ülke üretiminin yüzde 10’unu, 1,4 ton arpa üretimi ile yüzde 15’ini Konyamız karşılamaktadır.

Ayrıca şeker pancarının yüzde 33’ü, lale üretiminin yüzde 90’ı, havuç üretiminin yüzde 67’si yine Konyamız’da üretilmektedir” dedi. Hava sıcaklığının mevsim normalleri üzerinde seyretmesiyle bitki gelişiminin olumlu etkilendiğini söyleyen Kırkgöz, “Geçtiğimiz altı ayda bölgemize ortalama 190,3 milimetre yağış düştü. Bu değer maalesef aynı aylara ait uzun yıllar ortalamasının yüzde 21,45 altında. Bölgemizde kasım-aralık ayındaki yağışlar sayesinde hububat çıkışlarında sorun yaşamadık. Fakat ani ısınma ve soğumalardan dolayı yazlık karakterli çeşitler ve arpada sararmalar oluştu. Ova bölgemizde kar yağışı olmadığı için don kabarması ya da don çekmesi de görülmedi” şeklinde konuştu.

Yaşanan kuraklığın rekoltede düşüşe sebep olacağını söyleyen Kırkgöz, “2023 üretim yılındaki yağış rejiminin, 2024 yılında gerçekleşmemesi özellikle nisan ayının oldukça kurak geçmesinden dolayı geçen seneki rekoltenin altında kalacağımızı düşünüyorum. Buğdayda yaklaşık 2,2 milyon ton, arpada ise 1 milyon ton civarında rekolte gerçekleşmesi öngörüyoruz” dedi.

KURAKLIĞIN ESKİŞEHİR’DE REKOLTEYİ DÜŞÜRMESİ BEKLENİYOR

Türkiye’nin önemli tarım merkezlerinden biri olan, iklim ve topoğrafik özellikleri bakımından ağırlıklı olarak hububat üretiminin gerçekleştirildiği Eskişehir’de, kuraklık nedeniyle hasat döneminde rekoltede kayıp yaşanması bekleniyor. İklim krize bağlı olarak kış mevsiminde hava sıcaklıklarının oldukça yüksek seyretmesinin yanı sıra beklenen bahar yağışlarının da istenilen düzeyde olmamasının kentteki tarımsal ürünlerde hastalık ve strese yol açtığını belirten sektör temsilcileri, bu durumun hasat döneminde rekoltenin düşmesine sebep olacağını belirtti.

Artan işçilik maliyetleri altında ezilen çiftçinin dört gözle açıklanacak taban fiyatlarını beklediğine dikkat çeken Tepebaşı Ziraat Odası Başkanı Kurtuluş Uzun, Eskişehir’de geçen yıl 1 milyon 580 bin ton şekerpancarı, 390 bin ton buğday, 270 bin ton arpa, 67 bin ton ayçiçeği, 271 bin ton dane mısır, 133 bin ton kuru soğan hasat edildiği bilgisini paylaştı. Uzun, bu yıl ise kuraklık nedeniyle rekoltenin düşmesini beklediklerini aktardı. Odunpazarı Ziraat Odası Başkanı Burhan Çelikoğlu ise, “Bu yıl kuraklık krizini derinden yaşayan şehrimizde hastalık ve stres dolayısı ile ürünlerde kayıp bekliyoruz. Yağışların gelmemesi bu kayıpları daha da artıracaktır” diye konuştu.

GAZİANTEP HASAT SEZONUNDAN YÜKSEK VERİM BEKLİYOR

Tarımsal üretimde ülkenin önde gelen kentlerinden olan Gaziantep’te hasat sezonundan yüksek verim bekleniyor. İl Tarım ve Orman Müdürü Mehmet Karayılan, çiftçinin hasat sezonunda rekoltenin yükselmesini beklediğini aktarırken, Gaziantep Ticaret Borsası Başkanı Mehmet Akıncı yağışların tarıma olumsuz bir etkisinin olmadığının altını çizerek, üretim kaybı yaşanmadığını söyledi. Gaziantep Ticaret Borsası Başkanı Mehmet Akıncı ise, yaklaşık 3,5 milyon dekar tarıma elverişli arazisi bulunan Gaziantep’te 650 bin dekar alanda buğday üretildiğinin altını çizerek şunları söyledi: “Sıcak bir kış geçirdik. Bahar yağmurlarının yüksek olması tarım arazilerimiz için adeta can suyu oluşturdu ve sağlıklı bitki çıkışlarının olmasını sağladı.”

Diyarbakırlı çiftçi pamuk üretiminden dönüyor

Diyarbakır Ticaret Borsası Başkanı Engin Yeşil, buğday, arpa, mısır ve mercimeğin geleneksel ürünler olduğu kentte, son yıllarda pamuk üretimden çok fıstık, soya, ayçiçeği, gibi ürünlerin yaygınlaştığını aktardı. Yeşil, “2024'de elde edilecek rekolteyi tahmin etmek çok zor ama özelikle pamuk üretiminde düşüş bekliyoruz. Diğer ürünler için önemli bir kayıp görünmüyor. Bundan sonraki yağış durumu rekoltede etkili olacak. Tarımsal üretim maliyetlerin yüksek olması ve yeni neslin de çiftçilikle ilgilenmemesi ciddi tedbirlerin alınmasını gerektiriyor” dedi.

“Verimi korumak için finansal şartlar da önemli”

Şanlıurfa Ticaret Borsası Başkanı Mehmet Kaya, kentin 2023 yılında 1 milyon 65 bin ton mısır, 1 milyon 719 ton buğday, 384 bin ton arpa, 170 bin ton mercimek ürettiğini belirten Kaya, şunları söyledi: “Türkiye’deki hububat üretimi, iklim koşullarının etkisi altında. İlimizde bu sene kuraklık veya aşırı yağışlar gibi hava koşullarıyla karşılaşmadık. Toprak kalitesini de göz önünde bulundurursak bu senenin hububat açısından verimli geçeceğini düşünüyorum. Ancak verimi korumak için iklim şartları kadar üreticinin fi nansal şartları da önemlidir.”

Şanlıurfalı çiftçi, arpa, buğday ve mercimek üretimine yöneldi

Ziraat Odaları Şanlıurfa İl Koordinasyon Kurulu Başkanı ve Hilvan Ziraat Odası Başkanı Hikmet İpar, geçen yıl maliyet altı fi yatlar nedeniyle zarar eden pamuk ve mısır çiftçilerinin bu yıl buğday, arpa ve mercimeğe yöneldiğini ifade etti. İpar, “Geçtiğimiz yıl 2,7 milyon dönüm olan buğday alanımız bu yıl 3,1 milyona çıktı. Hem kış yağmurları hem de bahar yağmurları istediğimiz gibi gidiyor. Yeni buğday rekoltemizde yeni bir rekor bekliyoruz. Buğdayda 2 milyon tonu zorlamamız sürpriz olmayacak. Arpa alanımızda yüzde 100’lük bir genişleme var. Geçen yıl 736 bin dönüm üretim alanımız bu yıl 1,4 milyon dönüme ulaştı. Kırmızı mercimek üretiminde uzun yıllardır lideriz. Geçen yıl 1,1 milyon dönüm olan kırmızı mercimek üretim alanlarımız bu yıl 1,3 milyon dönüme yükseldi” diye konuştu.
■ EREN: Özel sektör stokta isteksiz davranacak
HUBUDER Başkanı Gülfem Eren, geçen sezon Cumhuriyet tarihinin rekor alımlarından birisini yapan TMO’nun, 2024-2025 sezonuna da görülmemiş bir stokla girdiğini bildirdi. Bu durumda yeni fiyatların nasıl oluşacağının merak edildiğini belirten Eren, devletin tahıl fiyatlarını artırmama kararlılığı ve yüksek faizler sebebiyle özel sektörün bu yıl stok konusunda isteksiz davranacağını kaydetti.

TEZCAN: İhracat liderliği için ucuz finansman gerekiyor

Türkiye Un Sanayicileri Federasyonu Başkanı Haluk Tezcan, hububat üretiminde geçen yıl rekor kırıldığını hatırlatırken, harman döneminde afet olmaması halinde aynı seviyenin yakalanabileceğini bildirdi. Ellerinde buğday olduğu sürece pazarlık güçlerinin arttığını belirten Tezcan, buna karşılık yüksek faiz oranları sebebiyle finansmana ulaşmakta güçlük çektiklerini vurguladı. Tezcan, “Yüzde 60 faiz ile borçlanıp stok yapmak uygun değil. Ucuz finansmana ulaşırsak ihracatı çok daha yukarı taşırız” diye konuştu.

ULUSOY: Fabrika sayısı 500’ün altına inecek

Uluslararası Un Sanayicileri ve Hububatçılar Birliği Avrasya Konsey Başkanı ve Ulusoy Un YKB Günhan Ulusoy, Türkiye’de üretim iyileşip verimlilik arttıkça ithalatın azaldığını söyledi. Ulusoy, buna karşılık ülkemizdeki verimliliğin dünya ortalamasının yüzde 30-35 altında olduğunu aktardı. İzlenen politikalar sebebiyle fabrika sayısının 550’nin üzerine çıktığını hatırlatan Ulusoy, 2026’ya gelindiğinde bu sayının 500’ün altına ineceği öngörüsünü paylaştı.