İYİ Parti'de Müsavat Dervişoğlu dönemi

Son dakika haberi... İYİ Parti başkanlık seçiminde üçüncü turdan galip çıkan isim belli oldu. Sonuçlara göre İYİ Parti'nin yeni genel başkanı 611 oy ile Müsavat Dervişoğlu oldu. Koray Aydın ise üçüncü turda 548 oyun sahibi oldu...

YAYINLAMA
GÜNCELLEME
İYİ Parti'de Müsavat Dervişoğlu dönemi

İYİ Parti, son seçimlerdeki başarısızlık sonrası Meral Akşener tarafından alınan olağanüstü kurultay kararı çerçevesinde, yeni liderini seçmek üzere bugün Ankara ATO Congresium'da toplandı. Parti içinden dört adayın genel başkanlık için yarıştığı kurultay, yalnızca parti delegeleri, yöneticileri ve basın mensuplarının katılımıyla gerçekleşti.

Kurultayın birinci turunda Koray Aydın 472, Mehmet Tolga Akalın 327, Müsavat Dervişoğlu 370, Günay Kodaz 2 oy aldı. 

Büyük yarışta ikinci turda da salt çoğunluk gerçekleşmedi. İkinci turda bin 158 delege oy kullandı. 6 oy geçersiz sayıldı. Aydın, 565 oy, Akalın 15 oy, Dervişoğlu 570, Kodaz 3 oy aldı. Böylece genel başkanlık seçimi üçüncü tura kaldı.

Başkanlık seçiminin üçüncü turunda Koray Aydın'la yarışan, Müsavat Dervişoğlu 611 oy alarak İYİ Parti Genel Başkanı seçildi.

Dervişoğlu, yaptığı ilk açıklamada, "Çok mutluyum, layık olmak için çalışacağım. Emin olun hiçbir şey eskisi gibi olmayacak" dedi.

Mehmet Tolga Akalın adaylıktan çekildi

İlk turda üçüncü olan Mehmet Tolga Akalın adaylıktan çekildi. Yaptığı konuşmada delegesini kimseye yönlendirmeyen Akalın, şöyle konuştu:

"Siyaset tabanla yapılır. Milletle yapılır. Bugün delegemiz burada bir irade ortaya koydu ve bir fotoğraf verdi. Bu fotoğraftan benim okumam şudur ki delege ‘benim ferasetime güvenin’ dedi. Dolayısıyla ben bugüne kadar meşruiyetini taban siyaseti yaparak elde etmiş, otoriteye karşı mücadele etmiş bir arkadaşınız olarak delegemizin ferasetine inanıyorum. Bundan sonraki süreci de siz saygıdeğer delegelerimizin ferasetine takdim ediyorum. Her birinize bizlere verdiğiniz destekten dolayı, bugün ortaya koyduğunuz bu muazzam mücadeleden dolayı çok teşekkür ediyorum. Saygılarımı sunuyorum."

Akşener kurultay çağrısı yapmıştı

İYİ Parti, 14 Mayıs 2023 seçimlerinde yüzde 9.90 oy alarak dördüncü sırada yer almış, ancak 31 Mart 2024 seçimlerinde oy oranı yüzde 3.77'ye düşerek altıncı sıraya gerilemişti. Bu sonuçların ardından Meral Akşener, genel başkanlık için yeniden aday olmayacağını açıklamış ve parti içinde yeni liderlik arayışları başlamıştı. 

Biat kültürüne karşı durduk

Adaylardan Günay Kodaz kürsüye çıkarak açıklama yaptı. Kodaz'ın açıklamalarından öne çıkan başlıklar şöyle:

"Partimizde mutlaka emek, liyakat, bilgi, istişare, çalışkanlık, sözünde durma hakim olmalıdır. Bu ülkede AK Parti'nin yaygınlaştırdığı biat kültürüne karşı kurulmuş bir partiyiz. Eleştirdiğimize benzememeliyiz.

Maalesef partimizde birçok farklı ses susturulmuştur. Tek kadın adayı olarak kadın hareketi denilen partide sürekli yok sayıldım."

Ceberut iktidar ve ucube sisteme karşı durduk

Adaylardan Müsavat Dervişoğlu kürsüde açıklamalarda bulundu.

Dervişoğlu'nun konuşmasından öne çıkanlar:

"Çıktığımız yolculuk kolay değildi. Önümüzde ceberut bir iktidar ve ne olduğu belli olmayan ucube bir sistem vardı. İyi'lerin mücadelesi de zaten bu ceberut iktidarla ve ucube sistemle mücadeleydi. Sistemin dayatmaları vardı. O dayatmalardan bir tanesi de ittifakla siyasi arenada yer edinebilme imkanı aramaktı. Bunun müsebbibi ve sorumlusu İYİ Parti değil. Bunun sorumlusu esas itibariyle Türkiye'ye dayatılan sistemdi.

Ve biz, 2018'de başlayarak, son yerel seçime kadar çeşitli ittifakların içinde bulunduk. 2019 yerel seçim ittifakının asıl amacı ve hedefi, hepinizin bildiği gibi, bu iktidarın seçim yoluyla yenilebileceği ve AKP iktidarına son verilebilme arzusuydu. 2019 yerel seçimlerinde biz bunu başardık. Muhalefetin de kazanabileceğini ve hatta bu iktidarın gidebileceğini büyük milletimize gösterdik. Biz, o seçimdeki ittifakı 2023 yılındaki genel seçim için yapmıştık. İktidarın yenilebileceğini gösterip, ondan sonra da 2023 seçimlerinde iş başında bulunan iktidarın artık siyasi ömrünün tamamlanmasını sağlamaya çalışacaktık. Ama süreç öyle akmadı. Hepinizin bildiği gibi, İYİ Parti'nin tüm çabalarına rağmen, maalesef birtakım stratejik hatalar yüzünden 2023 seçimleri kaybedildi ve Türkiye bu seçimin akabinde bir yerel seçime gitti. Bu seçime partimiz, özgün kimliğini muhafaza edebilmek ve 2028 genel seçimlerine layıkıyla hazırlanabilmek adına, tüm yetkili organlarını toplayarak, müstakilen girme kararı aldı. Bu kararın alınmasıyla birlikte, yine İYİ Parti, çeşitli saldırıların muhatabı kılınmaya çalışıldı. Onun sonucudur ki, o sürecin akabinde, girmiş olduğumuz yerel seçimlerde maalesef başarılı olamadık ve bu başarısızlığı henüz değerlendirmeden, özeleştirimizi yapamadan bu kongreyle karşı karşıya kaldık.

Aslında, meselenin doğru anlaşılması, doğru yorumlanabilmesi ve uzun vadede partimize kazandıracaklarının hatırlanması lazımdı. Bunları yapamadık ve netice itibariyle de bu kongre salonunda toplandık. Sayın genel başkanımız, milletimize verdiği sözün gereği olarak aday olmayacağını açıklamak suretiyle, bu kurultayın zeminini oluşturdu.

Biz, buna 3 aday olarak, bu kritik süreçte tarihi sorumluluk üstlenmek suretiyle sizlerin huzuruna geldik. Bu adaylardan bir tanesi benim değerli ağabeyim, aile büyüğüm, aile dostum Sayın Koray Aydın'dır. Bu adayların bir diğeri de yine benim sevgili kardeşim, değerli dostum, ailemin bir ferdi olan Sayın Tolga Akalın'dır. Ben de bir adayımızın ağabeyi, diğer adayımızın kardeşi olarak bugün huzurunuzdayım.

Bu güzel kongre, aslında sadece İYİ Partililerin gözünü diktiği bir kongre değil, bu kongre, büyük Türk milletinin gözünü diktiği ve takip ettiği bir kongre. Bu kongrenin öncesinde gördüğünüz gibi, başka partilerde olduğu gibi taraftarlaşma olmamıştır. Yine başka partilerde olduğu gibi, yalan, riya, iftira ve fitne sokağa dökülmemiştir. Bütün adaylarımız, kendilerine yakışan, demokrasi geleneklerimize uygun, iyiler ve cesurlar hareketinin siyasi ahlakıyla mütenasip bir tavır ve davranış sergilemişlerdir. Ben, hepinizin huzurunda adaylarımıza ve adaylarımıza gönül verenlere teşekkür ediyorum.

Derdimiz var, kırgınlıklarımız var

Kolay günler beklemiyor bizleri. Sadece kongre yapmayacağız, bu kongre ile İYİ Parti'nin yaralarını saracağız. Biliyorum derdimiz var, biliyorum kırgınlıklarımız var. Birleşmeli ve aşmalıyız. Onun için geliyoruz.

Bu ülkede partimizi bekleyen ne kadar problem varsa, aslında emin olunuz ki, o problemler Türkiye'yi bekleyen problemlerdir. İYİ Parti'nin kurulduğu gün hangi problemler varsa, bugün katlanarak büyümek suretiyle önümüze gelmiştir. Bu, İYİ Parti'nin varlık gerekçesinin hala devam ettiğinin bir göstergesidir. İşte onun için diyoruz, İYİ Parti'nin güneşi asla sönmeyecektir.

Yerel seçimlerden çıktık. Başarısızlık tanımlaması yapılıyor. Müştereken bir karar aldık, fakat bu kararı uygularken, müştereken uygulayamadık. Özellikle büyük şehirlerde AKP'nin baskın kampanya uygulamaları münasebetiyle halk kutuplaştırıldı. Dolayısıyla, seçmen kimin kazanacağına bakmak yerine, kimin kaybetmesi gerektiğine baktı ve maalesef öyle oy kullandı. İktidarın baskın kampanyası seçmeni o kadar kutuplaştırdı ki, aman ha AKP gelmesin diye vatandaşlarımız ve belki de parti tabanımızın bazıları oy kullanma tercihini şekillendirdiler. Oyunu bu şekilde kullananlara diyecek bir şeyim yok. Ama bu işin içinden elimizi yıkayarak çıkamayız, bunun da böyle bilinmesini istiyorum. Biz bazı yerlerde çok az oy aldık ama işte şu anda Divan'da oturan Nevşehir belediye başkanımız yüzde 52 oy aldı. AKP'nin seçim kaybetmediği Nevşehir'de yüzde 52 oy almayı başarabiliyorsak, bana sorarsanız İYİ Parti'nin oy oranı yüzde 5 değil, yüzde 52'dir arkadaşlar. Meseleleri doğru kavrayıp, hükümleri doğru vermeyi becerebilirsek, gerçekleştireceğimiz bir durumdur. Aramızda Ordu Büyükşehir Belediye Başkanımız var, Sayın Enver Yılmaz. O da Ordu gibi bir yerde, AKP'nin yüzde 70'e yakın oy aldığı yerde yüzde 37 oy aldığı görüldü. Bana göre, seçimi kazandı ama Beştepe seçimi elinden çaldı. O kıstastan bakarsanız, İYİ Parti'nin oyuna yüzde 37 de diyebilirsiniz.

Toplumun bütün kesimlerini kucaklayacağız. Alevisi, sünnisi, Türk'ü, Türkmen'i, Kürt'ü, herkese kollarımızı açacağız. Biz, siyasi görüşlere karşı değiliz, biz, farklı bakış açılarına karşı değiliz. İnsanlar istedikleri gibi düşünür ve istedikleri gibi görüş ve düşüncelerini de açıklar. Ama açıkça söylüyor ve ilan ediyorum ki; Türk Bayrağı'na ve İstiklal Marşı'na saygısızlık edenlerle İYİ Parti'nin yan yana gelebilmesi, yan yana durabilmesi bile mümkün değildir.

Hiç kimseye düşmanlığımız yok. Biz, haksızlığa düşmanız. Haksızın karşısında oluruz. Haksızın karşısında, haklının yanında durma iradesi sergilemeye muvaffak oluruz."

Erdoğan bir tek iyiler ve cesurlar hareketini bitiremedi

Adaylarda Tolga Akalın da konuşmasını gerçekleştirdi. Akalın'ın cümlelerinden satırbaşları şöyle:

"Bugün eski Türkiye'nin, yani Tayyip Erdoğan iktidarının son günü. Bugün iktidar yoluna girişimizin ilk günü. Elbette bu yürüyüşte Türk yurtseverleri, Türk demokratları ve samimi muhafazakarlarla omuz omuza yeni bir dönemi açıyoruz.

Biz, Türk siyasi tarihinin en ceberut iktidarına karşı, onun en ceberut olduğu dönemde kurulmuş bir siyasi partiyiz.

MHP'den ne istedik biz? Birincisi, güvenlikçi, devletçi milliyetçilikten demokratik milliyetçiliğe geçilmesini istedik. İkincisi, iktidar hedefini kaybetmiş bir siyasal hareketle yol yürünmeyeceğini tespit ettik ve bu kapsamda bir yürüyüş başlattık.

Erdoğan bir şövalye, bir alp değildir. Erdoğan, bir pusucudur. Erdoğan, rakipleriyle cesurca mücadele edemez. Erdoğan, ancak muhaliflerine pusu kurarak iktidarını devam ettirebilir.

Erdoğan'ın bitiremediği tek siyasal hareket, bu iyiler ve cesurlar hareketi oldu.

İYİ Parti, Türkiye'nin makul merkezinde kurulmuş, kuruluş ilkeleri de fevkalade bir siyasi harekettir. Ben, İYİ Parti'nin kendisini milliyetçi, demokrat ve kalkınmacı olarak tanımlamasını doğru buluyorum.

Seçmene 3 konuda mesaj vermeniz gerekiyor. Güvenlik, özgürlükler ve hukuk, üçüncü olarak da refah alanında mesaj vermeniz gerekiyor. İYİ Parti'nin milliyetçiliği siyaset ve seçmen ihtiyaçlarının güvenlik alanına, İYİ Parti'nin demokratlığı siyaset ve seçmen ihtiyaçlarının özgürlükler ve hukuk alanına, İYİ Parti'nin kalkınmacılığı siyaset ve seçmen ihtiyaçlarının refah alanına tekabül ediyor.

Milliyetçilik ve demokrasi, birbirinin olmazsa olmazıdır. Güvenlik ve demokrasi de birbirinin çelişeni değil, tamamlayanıdır.

Milliyetçilikle demokrasiyi birbiriyle içselleştirip, demokratik milliyetçiliği inşa etmemiz lazım."

Partimizin sabrı taşmıştır

Bir diğer aday Koray Aydın ise şu ifadeleri kullandı:

"Cumhuriyetimizin ikinci yüzyılının başındayız. Maalesef son 22 yıldır milliyetçiliği ayaklar altına alan, sıkışınca seçim kazanmak için milliyetçilerin ayağına kapanan bir iktidar gördük. İktidar ve ucube sistem, cumhuriyetimizin temel değerlerini hiçe saydı. Temel hak ve hürriyetleri kısıtladı. Ülkenin kaderini iki dudağının arasına hapsetti. Milli mücadeleye karargahlık yapmış yüce meclisimizi itibarsızlaştırdı. İşte bu ucube sistem, demokrasinin vazgeçilmez ilkesi olan kuvvetler ayrılığını, kuvvetler birliğine dönüştürdü. Bu iktidar ve ucube sistem, ülkenin dış borcunu tam 500 milyar dolara çıkardı, enflasyonu 3 haneli rekor düzeyine yükselttti. Milleti yoksulluğa mahkum etti. Faiz sebep, enflasyon sonuç safsatasıyla da Türk lirasının değerini, milletin alım gücünü yerle bir etti. Bu iktidar, yanlışlarıyla servetine servet katarken, vatandaşını sabahın erken saatlerinde ucuz et kuyruğuna girmeye mecbur etti. Bu iktidar, memuru, işçiyi, emekliyi hızla yoksullaştırarak açlık sınırının altında yaşamaya mahkum etti. Bu iktidar, liyakatı değil yandaşlığı önceleyerek, gençlerin hayallerini çaldı.

Beyin göçünü engelleyecek tedbirler almak yerine, gençlerimiz için giderlerse gitsinler dedi. Bu iktidar, yüce dinimiz İslam'ı kirli siyasetine alet etti. Çalıyor ama çalışıyor kafasıyla beytül mala uzanan eli meşrulaştırmaya çalıştı. yanlış ekonomi politikalarını 'nas var nas' diyerek perdelemeye çalıştı. Bu iktidar, dış politikayı iç politikanın siyaset malzemesi yaptı. Uluslararası gerçeklerden uzaklaştı. Bir gün dost dediğine diğer gün düşman kesildi. Bu iktidar, namusumuz olan hudutlarımızı kevgire döndürdü. Üstüne utanmadan, şerefimiz olan Türk vatandaşlığını da sanki bir pazar malı gibi yabancılara sattı. Bu iktidar, bölücü başının posterlerini sokaklara asanlara hoşgörü gösterdi. Sonuç olarak bu iktidar ve eseri olan bu ucube sistem, ülkeyi pek çok büyük beka sorunuyla karşı karşıya bıraktı. Türkiye'yi bu iktidara mahkum bırakmayacağız, bu iktidarı Türk milletinin yakasından söküp atacağız.

Partimiz sarsılmıştır. Bu sarsıntıyı en az hasarla atlatabilmek için bir durum muhasebesi yapmamız elzemdir, kaçınılmazdır. Ne oldu partimizin oyları yüzde 4'lere geriledi. Elbette yerel seçimlerin dinamikleri farklı, elbette İYİ Parti'nin asıl oyu bu değil. Doğru bir değerlendirme yapmaz, acil bir müdahalede bulunmazsak, bu kötü tablo sürekli hale gelecek. Toplumun sesine, parti teşkilatlarımıza ve tabanımızın taleplerine kulak tıkayarak, asla ve asla siyaset yapılmaz.

Kısaca, millete rağmen siyaset yapılmaz. Seçim sonuçlarından çıkarmamız gereken ilk ders budur. Sayın genel başkanımız, bu olumsuz tablonun farkındadır. Genel başkanımızın olağanüstü kurultay yolunu açmış olması ve kendisinin de aday olmaması, demokratik bir olgunluktur, örnek bir tavırdır. Şimdi sıra bizdedir, sizlerdedir, şimdi sıra iyilerdedir.

Sizleri sadece İYİ Parti'nin genel başkanını belirleyecek delegeler olarak değil, Türkiye Cumhuriyetinin kuruluşundaki ruhu temsil eden, cumhuriyetin ikinci yüzyılına yön verecek olan kadrolar olarak görüyorum."