Buram buram cari açık kokusu

Şeref OĞUZ
Şeref OĞUZ ÖNERİ - YORUM

Ekonomideki sıkıntıları aşma yolunda israfla mücadele, önemli bir yere sahip… Oysa israf, kamuda özelde, hemen yer yerde karşımıza çıkıyor. Hele ki bütçe açığımız söz konusu olduğunda, seçim ekonomileri, popülizm, yandaşa kaynak aktarma, araba, makam saltanatı korkunç boyutta.

Her ne zaman kamuda tasarruf gündeme gelse, aklımız makam arabalarıyla sınırlanır, detaydaki binlerce ıvır zıvır gideri görmezden geliriz. Oysa en büyük tasarruf kalemleri genelde; değer üretmeyen süreçler için harcadıklarımızdır. Bunlardan ben kenarda kalmış birine kafayı taktım.

GÖMLEĞİNDEN ÇIKMADAN ÇÖPE GİDEN YAYINLAR

Kamuda bilinen veya az bilinen kurumların çıkardıkları dergi, gazete, bülten veya benzeri basılı malzeme sayısı 14 bin civarında… Evet, şu müdürün kalem odasında beklerken, sehpanın üzerinde duranlar var ya… Hani müdür gelene dek can sıkıntısından kapağını 1 dakikalığına araladıklarımız…

Okunsa, canım feda… Yüzde 80’inin gömleği dahi açılmadan çöpe gittiğini söylesem, abarttığımı düşüneceksiniz ama ben değil onlar abartıyor. Zaten derginin içeriğine bakınca kurumu tanıtmaktan ziyade bu dergiyi çıkarmak için para saçan yöneticinin, “plaket veya tören” fotolarını görürsünüz.

İKİ SORU İKİ CEVAP / Okunmayan dergilere dair…

Dergilere karşı mıyım?

Medya mensubuyum ve dergilere karşı asla olmadım, olmam da… Ancak ambalajıyla çöpe giden bu dergilerin büyük israf kalemi olduğunu düşünüyorum. Misal şu anda masamdaki benzeri dergi yığınından rasgele birinin kapağını aralıyorum; burnuma buram buram cari açık kokusu geliyor.

Peki ya etkinlik davetiyeleri?

Hazır masama el atmışken, şu kadife zarf ve gümüş tuğra içinde bana gelen davetiyeyi açayım; evet bugün geldi ama etkinlik tarihi geçen haftaydı. Tanesi en az 30 dolara üretilmiş bu davetiyeye mi yanayım, kargo için harcanan paraya mı yoksa bu etkinliği kaçırdığıma mı? İsrafın böylesi…

not /PLAKET YERİNE KİTAP TAKDİM ETSEK?

Bizde ne zaman ekonomi sıkıntıya girse, cirolar düşmeye başlasa ve kamu kurumları değer üretemez hale gelse, plaket sektörü adeta patlama gösterir. Ben buna “Olmayan Başarıyı Ödüllendirme Sendromu” diyorum. Hangi toplantıya gitsek, bir plaket töreniyle karşılaşıyoruz. Neden acaba?

Bir tür pagan ayin gibi… Birbirinden farklı, çoğu pahalı, kadife kutulu plaketler ortalığa saçılır. Birileri tarafından birilerine takdim edilir. İzleyenler ellerini birbirine çarpmak suretiyle alkış sesi çıkarır. Çokça kamera veya cep telefonuna bakarken plaket teslimi ardından öne bakılarak tebessüm edilir.

Az önceki davetiyeye döneceğim. Sahi, beni davet ettikleri etkinlik? 30 dolarlık kadife zarflı gümüş tuğralı davetiye, geçen haftaki bir çeşme açılışı ve sergi galasına aitmiş… Sormak istediğim şudur; kamuda israfı önlemeye acaba bu gereksiz etkinliklerden başlasak, bütçelere faydalı olmaz mı?

Bitmedi; masamdaki şu plaket bana gönderilmiş… Filanca konferansa katıldığım içinmiş. Plaket sektörü kazansın tamam da olmayan başarıyı plaketle mühürlemek, yeterince müsriflik değil midir? Cari açık dolu bu süreçler, acaba “dış güçlerin oyunu” mu yoksa iç güçlerin yani bizlerin oyunu mu?

Kamu tasarruf paketleri de komediden başka bir şey değil. 10 ay önce Mehmet Şimşek’in paketi işe yaramadı, geçen ay Cumhurbaşkanı imzalı tasarruf paketi de işe yaramadı. Bu bizdeki cari açık üreten süreçler, bütçe açığı, akıl açığı, ahlak açığı, itibar açığı, görgü açığı, vicdan açığı değilse nedir… 

Yazara Ait Diğer Yazılar Tüm Yazılar
Çin çarpmasına dikkat! 12 Temmuz 2024