Huzurlu bayram tatili sonrası zorlu bir küresel konjonktür

Serhat GÜRLEYEN
Serhat GÜRLEYEN GENİŞ AÇI

Bayram tatili dönüşü Fed’in faiz indirim beklentisinin ötelendiği ve jeopolitik risklerin arttığı zorlu bir piyasa ile haftaya başlıyoruz. Cuma günü açıklanan ABD enflasyonu ve cumartesi günü İran’ın İsrail’i İHA ve füzelerle vurması, biz bayram tatilindeyken gerçekleşen ve piyasaları etkileyecek iki önemli gelişme.        

ABD çekirdek enflasyon (aylık yüzde 0,4, yıllık yüzde 3,8) son aylarda beklentilerin üzerinde gelerek dezenflasyon görünümünü bozdu. Fed vadeli piyasalarında, haziran (yüzde 28), temmuz (yüzde 56) ayları için faiz indirim ihtimali azaltırken, eylül ayı fiyatlaması (yüzde 76) değişmedi. Veri sonrası dolar güçlendi, tahvil faizleri arttı, hisse senetleri değer kaybetti.          

Cumartesi günü İran’ın İsrail’i vurması, daha önceden sinyali verilen ve İsrail savunmasının hazırlıklı olduğu bir saldırıydı. Bu nedenle askeri anlamda yıkıcı bir etki yaratmadı. İran yetkilileri “misilleme saldırısı” gerçekleştirildi ve “bizim için konu kapandı” şeklinde bir açıklama yaptı.            

İsrail’in nasıl cevap vereceği bu yazı yazılırken bilinmiyor. Ama muhtemelen açık bir savaşa girişilmeyecek. Başkanlık seçimleri öncesinde ABD yönetimi de Ortadoğu’da geniş cepheli bir savaş istemeyecektir.            

Bu gelişmeler gelişmekte olan ülkeler ve özellikle Türkiye için iyi haber değil. ABD ekonomisinin büyümesinden sınırlı yaralanan, borcunun büyük kısmı dolar, ihracatının büyük kısmı Euro olan Türkiye, güçlü dolar, yüksek Fed faizi ikilisinden olumsuz etkilenir.            

İran ile İsrail arasındaki gerginliğin büyük çaplı bir sıcak savaşa dönüşmesini beklemiyoruz. Ama son aylarda tırmanan jeopolitik riskler altın ve petrol fiyatlarını yukarı çekerek enflasyon ve carı açık ile savaşımıza zarar veriyor. Hemen yanı başımızda olabilecek bir savaş ülkemize yönelik risk primini artırarak Türkiye varlıklarında kayıplara yol açabilir. Havacılık hisseleri savaş haberlerine piyasaya göre genelde daha duyarlı olur.             

Türkiye söz konusu risklere karşı yeterince cephaneye sahip mi? Ekonomi yönetimi sıkı para politikası ve maliye politikasında sıkılaşma sinyalleri ile ekonominin dışsal şoklara karşı direncini artırdı. Ama son aylarda yaşanan rezerv kaybı yumuşak karnımız olmaya devam ediyor. Önümüzdeki altı ay maçın sonucunu belirlemek için kritik öneme sahip.             

İnatçı enflasyon ve petrol fiyatlarında artış nedeniyle şahinleşecek Fed ve tırmanan jeopolitik riskler kısa vadede Türkiye varlıklarını olumsuz etkileyecek. Ancak orta vade için olumlu görüşümüzde farklılık yok. Ekonominin sürücü koltuğuna, politikanın arka koltuğa geçtiği Türkiye’de varlık fiyatlarında kısa vadeli dalgalanmalardan bağımsız, yukarı yönlü yeniden fiyatlamanın devam etmesini bekliyoruz.

 

Yazara Ait Diğer Yazılar Tüm Yazılar