Tedarik zincirinde müşteri beklentileri…

Hilmi DEVELİ
Hilmi DEVELİ EKONOMİDE SATIR ARASI

Globalleşen dünya ekonomisinde artan rekabet savaşında, şirketlerin ayakta kalabilmesi, bu değişen rekabet koşullarına şirketlerini uyumlu hale getirmeleri ile mümkündür.

Tedarik zinciri faaliyetleri satın alma, ürün yaşam döngüsü yönetimi, tedarik zinciri planlaması (envanter planlaması ve kurumsal varlıkların ve üretim hatlarının bakımı dahil), lojistik (nakliye ve filo yönetimi dahil) ve sipariş yönetimini kapsar.

Tedarik zinciri yönetimi (SCM), ayrıca küresel tedarikçilerin ve çok uluslu üretim süreçlerinin yönetimi gibi küresel ticaret faaliyetlerinde de kullanılabilir.

Şirketler artık stratejik tedarik zinciri yönetiminin sağlayacağı rekabet avantajlarını farkına varmış ve bunu yerine getiren şirketler, en başarılı şirketler olarak yerlerini almıştır.

Değişen talep, ürün döngüsü kısıtlaması veya artan rekabetten kaynaklanan pazar değişimi, tedarik zincirinin son müşteriye odaklanan stratejiler geliştirmesini gerektirmektedir.

 Tüm tedarik zincirinin oluşturulmasının ve işleyişinin yeterli olup olmadığına karar veren son müşteridir.

Tedarik zincirinin yönetimindeki asıl amaçlardan biri maliyetlerin en aza indirilmesinin sağlanmasıdır. Azalan maliyetlere ek olarak tedarikçi ve müşteri memnuniyetinin arttırılması da önemli amaçlardan bir diğeridir.

Geçtiğimiz gün yayınlanan “Tedarik zinciri tanımı, tedarik zinciri yönetimi ve pazarı, sektörde kullanılan yenilikçi teknolojiler, müşteri beklentileri ve sektörden beklenen riskler" gibi konu başlıklarının ele alındığı “GOOINN Tedarik Zinciri Raporu” sektöre yol gösterir nitelikte… Rapordan derlediğim bilgiyi sunmak istiyorum..

- Anında esnek teslimat

Müşteriler sipariş ettikleri ürünleri hızlı bir şekilde almak istemektedir. Dolayısıyla aynı gün teslimat yaygın hale gelebilir.

 Bunun dışında müşteriler siparişlerini değiştirme veya teslimat zamanlarını özelleştirme konusunda beklentileri bulunmaktadır.

- Kişiselleştirilmiş ürünler ve deneyimler

Müşterilerin onlara özgü özelleştirilmiş ürünlere ve kişiselleştirilmiş alışveriş deneyimlerine talepleri artmaktadır.

- Daha iyi görünürlük ve izlenebilirlik

Müşteriler ürünlerinin tedarik zinciri üzerindeki yolculuğunu ayrıntılı bir şekilde QR kodları, takip numaraları ve benzeri araçlarla izlemeyi beklemektedir.

- Sürdürülebilirlik ve yeşil ürünler

Çevresel bilincin artmasıyla müşteriler sürdürülebilirlik konusuna önem göstermektedir.

Dolayısıyla daha çevre dostu ürünler, ambalajlar ve üretim süreçleri tercih etmektedir.

- Dijital deneyimler ve yapay zekâ destekli hizmetler

Müşteriler akıllı telefonlar, dijital platformlar ve yeni yapay zekâ destekli hizmetler ile daha iyi alışveriş deneyimleri talep etmektedir.

- Stok yönetimi ve talep tahmini

Müşteriler stok tükenmeleri veya fazla stoklardan kaynaklanan sorunların giderilmesini istemektedir. Dolayısıyla bu durum daha iyi bir stok yönetimi ve talep tahmini gerektirmektedir.

- Çok kanallı alışveriş

Müşteriler çevrimiçi ve çevrimdışı alışveriş deneyimlerini birleştirebilecek çok kanallı alışveriş seçenekleri aramaktadır. Örneğin bir müşteri mağazada ürünü görüp çevrimiçi sipariş verebilmeli veya tam tersini yapabilmelidir.

- Güvenlik ve veri gizliliği

Tedarik zincirinde güvenlik ve veri gizliliği güvenilir bir alışveriş deneyimi sağlamak için mühimdir. Bu yüzden müşteriler kişisel ve ödeme bilgilerinin güvende olduğundan emin olmak istemektedir.

- Yenilikçi ambalaj ve geri dönüşüm

Ambalaj atıklarının azaltılması ve geri dönüşümün teşvik edilmesi önemli olacaktır.

Çevre dostu ambalajlar ve ürünlerin geri dönüşümüne yönelik çözümler müşteri beklentilerini şekillendirecektir.

- Yüksek kaliteli müşteri hizmeti

Müşteriler müşteri hizmetlerinin hızlı, etkili ve sorun çözme odaklı olmasını beklemektedir.

 Tedarik zincirinde beklenen başlıca riskler

 - İşgücü sıkıntısı

Tedarik zinciri sektöründeki zorluklardan biri pandemi, enflasyon gibi etkenlerle tetiklenen işgücü sıkıntısıdır. Birçok çalışan erken emeklilik, grevler veya uzaktan çalışmaya geçiş gibi nedenlerle işlerini bırakmıştır. Bu durum şirketlerin nitelikli çalışanları bulma ve elde tutma konusunda zor durumda bırakmıştır. Tedarik zincirindeki işgücü sıkıntısı malların hareketini yavaşlatmış ve maliyetleri artırmıştır.

- Sürdürülebilirlik eksikliği

Çevresel, sosyal ve yönetişim (environmental, social, governance, ESG) konularına ilişkin artan farkındalık, haksız uygulamalar ve işlemlerle ilgili yasal düzenlemelerin daha katı hale gelmesi nedeniyle tedarik zincirini doğrudan etkileyecektir.

- Artan maliyetler

Gelecek yıllarda tedarik zinciri için önemli bir zorluk, enflasyon, yükselen enerji fiyatları ve diğer faktörler tarafından tetiklenen artan maliyetlerdir. Yükselen maliyetler, karlılığın azalmasına, tüketiciler için artan fiyatlara ve tedarik zincirinde kıtlıklara yol açmaktadır.

Bu durum bir perakendecinin rekabet etme ve pazarda rekabetçi kalmama yeteneğini engellemektedir.

- Deniz taşımacılığı engelleri

2021 yılında Süveyş Kanalı’nın altı günlük kapanması dünya çapında yankı uyandırarak 60binden fazla yük konteyneri dolusu malın müşterilere dağıtılmasına engel olmuştur.

Pandemi gibi dış etkenler nedeniyle de meydana gelen gelişmeler, limanların aylarca sürdürülebilir kapasitesinin üstünde çalışmasına neden olan büyük sıkışıklıklara yol açmıştır.

Bu tarz olayların gelecek yıllar içinde hala risk taşıdığı bir gerçektir.

- KOVID-19‘un yeniden ortaya çıkması

Birçok şirket neredeyse normal işleyişine geri dönmüştür. Fakat KOVID-19 hala gerçek bir tehdittir. Potansiyel olarak daha yıkıcı bir varyant daha fazla kapanma ve kısıtlamalara neden olabilir ve bu durum tedarik zincirine gerçek bir risk oluşturabilir.

- Zor talep tahmini

Pandemi ve buna bağlı olarak tedarik zinciri kesintileri, talep tahminini zorlaştırmıştır.

Üretim ve stoklanacak envanter miktarlarını tahmin etmek neredeyse imkânsız hale getirmiştir.

- İklim kaynaklı kesintiler

Son birkaç yılda sellerden sıcak hava dalgalarına ve orman yangınlarına kadar aşırı hava olayları sıklıkla meydana gelerek tedarik zincirine büyük zarar vermiştir. İklim değişikliği nedeniyle bu tarz olayların gelecek dönemlerde risk taşıdığı bir gerçektir.

- Siber tehditler

Bulut tabanlı tedarik zinciri sistemlerinin avantajları açıktır. Fakat IoT ağlarının ve bağlı cihazların artışıyla ilişkilendirilen artan bir risk de bulunmaktadır. Bu tür sistemler potansiyel siber suçlar için ek portaller sağlayabilmektedir. Bu nedenle bu riskleri ele almak için güçlü yerleşik siber güvenlik özelliklerine sahip yazılım çözümleri seçilmelidir.

- Talep dalgalanmaları

Ürün yaşam döngüleri daha kısa hale gelmiştir. Yeni bir ürün veya trendin sosyal medyada paylaşılması yeterli olmaktadır ve tüketiciler o ürünü hemen satın almayı beklemektedir.

İyice kısalan ve karmaşıklaşan ürün yaşam döngülerini karşılamak için şirketler, operasyonlarını yeni ve hızlı yanıt veren yollarla entegre etmelidir.

Yazara Ait Diğer Yazılar Tüm Yazılar
PAGDER’de bayrak devri... 13 Haziran 2024
Z kuşağı ve e-ticaret 06 Haziran 2024
İş zekâsı… 18 Nisan 2024