'Türkiye'nin il statüsü kazandırılması gereken ilk ilçesi Tarsus’tur'

Tarsus Ticaret Borsası (TTB) Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Teke, “Binlerce yıldır birçok medeniyete ev sahipliği yapan Tarsus’un tarihi yapısının yanı sıra coğrafi özellikleri, nüfusu, sosyal, kültürel, eğitim ve özellikle ekonomi alanındaki gelişmişliği ile ülkemizde birçok ilden daha ileri düzeydedir” dedi.

YAYINLAMA
GÜNCELLEME
'Türkiye'nin il statüsü kazandırılması gereken ilk ilçesi Tarsus’tur'

MERSİN

Tarsus’un il olma isteği hikâyesinin Turgut Özal dönemine kadar uzandığını belirten TTB Başkanı Mustafa Teke, Özal’ın ardından göreve gelen iktidar ve muhalefet liderlerinin de Tarsus’a il statüsü kazandırma sözü verdiğini ancak vaatlerin yerine getirilmediğini söyledi. Türkiye'deki 81 olan il sayısının 100'e yükseltileceği açıklaması ile Tarsus’un il olmasının yeniden gündeme geldiğini kaydeden Mustafa Teke, “Türkiye’de yeni iller oluşturulacaksa Tarsus en başta yer alır. Biz önce Tarsusluyuz, Tarsus’un il olması gerekiyor. Bunun için her şeyi yapmaya hazırız. Tarımı ve tarımsal ihracatıyla il olmaya hazır bir yerleşim yeri olan Tarsus’un özelliklerine 400 binden fazla nüfusu, hızlı kaydettiği büyümesi, sanayi ve konut alanlarının hızla çoğalması, nüfus artışı ve ekonomideki canlılığı, coğrafi yapısı, sosyal, kültürel ve eğitim alanlarındaki gelişmişliği de eklenince, il olmayı hak eden ilk ilçe Tarsus’tur” dedi.

“Tarsus, kabına sığmıyor”

Bir ilin oluşması için birçok değer ve potansiyelin bir araya gelmesi gerektiğine dikkat çeken Mustafa Teke, mevcut yatırımların yanı sıra hayata geçirilecek projelerin bölgeye daha da önem katacağının altını çizdi. TTB Başkanı Mustafa Teke, “Binlerce yıldır birçok medeniyete ev sahipliği yapan Tarsus’un tarihi yapısının yanı sıra coğrafi özellikleri, nüfusu, sosyal, kültürel, eğitim ve özellikle ekonomi alanındaki gelişmişliği ile ülkemizde birçok ilden daha ileri düzeydedir. Bütün bu enstrümanlar Tarsus’ta mevcuttur. Yakın zamanda faaliyete girecek Çukurova Bölgesel Havalimanı ve OSB’leri ile istihdama katkı sağlayacak ekonomik alt yapısı,1 milyon dönüm arazisinde gerçekleştirdiği yıllık 2 buçuk milyon ton tarımsal üretimi, yaş meyve sebze ihracatında Mersin üretiminin yüzde 3’ini karşılayan tarımsal altyapısı ve 100 binden fazla tarımsal istihdamı ile Tarsus, kabına sığmıyor” diye konuştu.

“Gelişimin önünü açacak”

Ani ve yüksek oranlı nüfus hareketinin sağlık, eğitim, asayiş, sosyal hizmetler ve altyapı çalışmaları gibi kamu hizmetlerine duyulan ihtiyacı artırdığına işaret eden Mustafa Teke, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu ihtiyacı karşılayabilmek için çalışan personel sayısı, nüfus bakımından Tarsus’tan kat kat küçük olan illerde 3-5 kat daha fazladır. Stratejik öneme sahip Tarsus, fazlasıyla il olmayı hak etmektedir. Kalkınma, bir bölgenin sadece ekonomik gelişmişliği ile ifade edilemez. Kalkınmadan bahsederken ekonomik refah payının artışına paralel, eğitim, kültür, sanat, spor gibi sosyal hayatın olmazsa olmazlarının yükselişinden de söz edebilmeliyiz. Hayatın bütün gerçekliklerini ve olağan akışını bizzat görerek, bütün yatırımlarını ve planlamalarını bu doğrultuda gerçekleştirip üretim ve ticaret yapan iş insanları olarak, ülkemizde bölgemizden çok daha küçük ve gelişemeyen iller olduğunu gözlemliyoruz. Bu noktada, bir bölgenin kalkınmasının sadece vilayet olmasından geçtiği gibi bir hayale de kapılmıyoruz. Ancak var olan potansiyelimizi daha da ileri seviyeye yükseltmek için gerekli olan o sinerji bizde var. Bölgemizin, ülkemizin ve evlatlarımızın geleceğini düşünen bir vizyon ile hareket etmek zorunda olduğumuzu biliyoruz. Tarsus’un il olması, kendi yönetiminin, programının, bütçesinin ve hedeflerinin olması bölgemizin gelişmesinin de önünü açacaktır.”

İşbirlikleri ile katma değer oluşturuyor

İlçedeki potansiyelin ihracatta yeni avantajlar yakalanması için önemli bir güç olduğunu vurgulayan Mustafa Teke, ‘Tarsus Tarım Sektörünün İhracat Yönetimi ve Kapasitesinin Geliştirilmesi Ur-Ge Projesi’ çerçevesinde gerçekleşen Romanya B2B (business to business) ikili görüşmelerine ilişkin değerlendirmelerde de bulundu. 26 kişilik ekiple yeni pazarlar bulmak amacıyla Avrupa’ya açılan lojistik kapı Romanya’ya 4 günlük ziyaret gerçekleştirdiklerini anımsatan Mustafa Teke, ülkenin 25 büyük firması ile temasa geçtiklerini anlatarak, “Türkiye turunçgil ihracatında Rusya, Irak, Ukrayna ve Romanya’ya bağımlı. Romanya’nın yaş meyve sebzesinin yüzde 30’unu karşılıyoruz. Avrupa’ya açılan lojistik bir kapı olan Romanya’yı, ticarete elverişli görüyoruz. Gezide kurulan iş birliktelikleri, Tarsus ve ülke ekonomisine katma değer oluşturacak” diye konuştu.