İmalat sanayi öncü göstergelerinden karışık sinyaller

İmalat sanayiinde KKO, Ocak ayında bir önceki aya göre 1,2 puan azaldı. Reel kesim güveni ise manşet veride 3.9 puan artarak 101.7 seviyesine, arındırılmış veride 1.8 puan artarak 103.4 seviyesine yükseldi.

YAYINLAMA
GÜNCELLEME

Dr. Ali Orhan YALÇINKAYA

İmalat sanayi genelinde kapasite kullanım oranı (KKO), Ocak’ta bir önceki aya göre 1.2 puan azalarak yüzde 75.3 ile 2021 yılı Mayıs ayı düzeyine gerilerken, mevsimsel etkilerden arındırılmış kapasite kullanım oranı 0.6 puan azalarak yüzde 75.8 değeri ile son 20 ayın en düşük seviyesinden yıla başlangıç yaptı. Kapasite kullanımında yüzde 75.0 seviyesi kritik eşik olup, bunun üzerinde kalınması özel yatırımlar açısından olumlu olarak değerlendiriliyor.

Tüm mal gruplarında kapasite kullanım oranı düşerken, yatırım malları grubu yüzde 1.9 ile en fazla azalışın gerçekleştiği grup oldu.

23 alt sektörden sadece 6’sında KKO artarken, en fazla kapasite artışı temel eczacılık ürünlerin imalatı grubunda yaşandı. Motorlu kara taşıtı imalatı ise en fazla kapasite azalışının yaşandığı sektör olarak öne çıktı. Yıllıkta en fazla gerileme tekstil ürünleri imalatında olurken, en fazla artış makine ve ekipman kurulumu imalatında gerçekleşti.

Reel Kesim Güven Endeksi (RKGE) ise manşet veride 3.9 puan artarak 101.7 seviyesine, arındırılmış veride 1.8 puan artarak 103.4 seviyesine yükseldi.

Benzer bir öncü gösterge olan Türkiye imalat sanayi PMI verisi Kasım’da 45.7 olan endeks değerinden Aralık’ta 48.1’e yükselerek Haziran’dan bu yana en yüksek seviyesine çıkmasına karşılık zayıflığın ılımlı düzeyde olduğuna işaret etmişti. Ocak ayı RKGE gerçekleşmesi PMI endeksinin yükselişini sürdüreceğine işaret ediyor.

Ait yayılma endeksleri, gelecek üç aydaki ihracat sipariş miktarı, genel gidişat, son üç aydaki toplam sipariş miktarı, mevcut mamul mal stoku, sabit sermaye yatırım harcaması ve mevcut toplam sipariş miktarına ilişkin değerlendirmelerin endeksi artış yönünde etkilediğini ortaya koyarken, gelecek üç aydaki toplam istihdam ve gelecek üç aydaki üretim hacmine ilişkin değerlendirmeleri ise endeksi azalış yönünde etkilediğine işaret ediyor.

Ortalama birim maliyetlerde, son üç ayda artış olduğunu bildirenler ve gelecek üç ayda artış olacağını bekleyenler lehine olan seyir güçlenirken, satış fiyatına ilişkin artış yönlü beklentilerin güçlendiği izleniyor. Gelecek on iki aylık dönem sonu itibarıyla yıllık ÜFE beklentisi bir önceki aya göre 14.2 puan azalarak yüzde 77.2 seviyesine inmiş bulunuyor.

Reel sektör için talep yetersizliğinin üretimi kısıtlayan en önemli faktör olarak öne çıktığı görülüyor.

Kapasite kullanım oranındaki yavaşlamaya karşılık geçtiğimiz yılın son üç ayında gerileme kaydeden “sabit sermaye yatırım harcaması” endeksinin yıla yükselerek başladığını görmekteyiz.

İmalat dışı sektörler yıla yavaşlayarak girdi

İmalat dışı sektörlerden hizmet ve perakende ticaret sektörlerinde güven düşerken, inşaat sektöründe yükseldi.

Mevsim etkilerinden arındırılmış güven endeksi Ocak’ta bir önceki aya göre hizmet sektöründe yüzde 1.7 azalışla 118.1 ve perakende ticaret sektöründe yüzde 1.0 azalışla 126.2 olurken, inşaat sektöründe yüzde 0.6 artışla 93.2 seviyesinde gerçekleşti.

Güven endeksleri 0-200 aralığında değer almakta olup, endeksin 100'den büyük olması sektörün mevcut ve gelecek döneme ilişkin iyimserliğini, 100'den küçük olması ise kötümserliğini gösteriyor. Dolayısıyla inşaat sektörü yükselişe rağmen kötümser bölgede kalmaya devam etti.

Hizmet sektöründe gelecek 3 ayda talep beklentisi azalırken, perakende ticaret sektöründe gelecek 3 aylık dönemde tedarikçilere verilecek sipariş miktarı beklentisinin, inşaat sektöründe ise alınan kayıtlı siparişlerin mevcut düzeyinin yükseldiği görülüyor.

Gelecek 3 ayda çalışan sayısına ilişkin olarak her üç sektörde de gerileme olması dikkat çekici. Gelecek 3 ayda satış fiyatlarına ilişkin beklenti endeksi hizmet ve perakende sektörlerinde düşerken, inşaat sektöründe artış kaydetti.

Mevcut kaynaklarında bir değişiklik yapmadan, talep artışı karşısında faaliyetlerini arttırabilme durumuna sahip girişim oranı her üç sektörde de yükselmiş bulunuyor.

Sonuç olarak, öncü göstergeler imalat dışı sektörlerden hizmet ve perakendede aktivitenin yıla yavaşlayarak başladığına işaret ediyor. İnşaat sektörü ise konuta ilişkin kredi kampanyası nedeniyle görece daha olumlu bir seyir gösterdi.