'Mermer sektörü, Türkiye ekonomisine çok şey katıyor'

Mermer sektörünün Türk ekonomisine ihracat ve istihdam konusunda önemli katkılar sağladığını söyleyen ATAYMER Madencilik firmasının kurucusu ve sahibi Gamze Atay, “Terzinin kumaşı, rengi, cinsi belirlemesi gibi biz de projeyi alıyoruz, projenin ihtiyacı olan taşları belirliyoruz. Her şeyi hazır edip, ihraç ediyoruz.” dedi.

YAYINLAMA
GÜNCELLEME
'Mermer sektörü, Türkiye ekonomisine çok şey katıyor'

NURETTİN BAKİ / İZMİR  

ATAYMER Madencilik şirketinin, yurt dışındaki pek çok inşaat firmasına mermer konusunda çözümler sunduğu ve Türk mermerlerini bu projelerde kullandırdığı belirtildi.

Bir proje firması olduklarını dile getiren ve mermer sektörünün Türk ekonomisine ihracat ve istihdam konusunda önemli katkılar sağladığını söyleyen şirketin kurucusu ve sahibi Gamze Atay, “Mermer sektörü Türkiye ekonomisine çok şey katıyor. Önemli bir ihracat kalemi ve yüksek istihdam sağlıyor. Biz bir proje firmasıyız. Mermer piyasasında proje firması olarak tanınıyoruz. Hem yurt dışına ihracat yapıyoruz hem de yurt içinde ciddi bir alıcıyız. Ülkemizin tüm ocak ve fabrikalarından mal alırız. Akdeniz kuşağındaki doğal taşlar birbirinin benzer. Elbette istisnalar vardır. Birbirine çok benzeyen ,farklı adlarla anılan ama kendileri aynı olan mermerlerin, yurt dışından gelen projelerde kullanılmasını sağlarız. Yalnızca ebatlı ürünlerin değil, aynı zamanda kolon , kapı ve cam söveleri, basamak ve rıhtlar, oyma ve yazma gibi dekoratif üretimler ile projelere kapsamlı destek veriyoruz." dedi.

“SignatureTower Afyon’un violet taşlarıyla taçlandı”

Anadolu’nun doğal taşlarıyla dünyanın en önemli yapılarının hayata geçtiğini söyleyen Atay, “Anadolu’nun doğal taşlarıyla dünyanın en önemli yapılarını hayata geçiriyoruz. Orta Doğu, Uzak Doğu ve Avrupa’da proje yapan mimarlık ofisleri ve inşaat firmalarıyla birlikte çalışıyoruz. Umman da Sultan Qabus Camii ve Sallalah cami yaptıklarımız arasında en sanatsal olanlarıdır. Umman'da yaptıgımız pek çok proje arasında meclis binası ve özellikle royal opera binası ziyaret edenlerin görmesini tavsiye ettiğimiz projelerdir. Malezya’da dünyanın en yüksek kule yapısı olan SignatureTower’ı Afyon’un violet taşıyla, kulenin VIP salonunu Uşak beyazıyla hayata geçirdik, Kuveyt ve Bahreyn'de yaptığımız ‘’Avenues’’ alışveriş merkezlerinde gezerken alısveriş yapmaktan öteye bir duygu icerisinde oluyorum. Yaptığımız projeler arasında Orta Doğu sarayları da var ancak güvenlik sebebiyle ne isimlerini anabiliyoruz ne de içlerini görebiliyoruz.” ifadelerine yer verdi.

Dünya ticaretinde ve özellikle mermerde ticaretin yapılış şeklinin değiştiğini ifade eden Atay, “Depolara mal göndermiyoruz. Çünkü şu anda mermer ticareti çok değişti. Depoculuk çok azaldı. Biz de yönümüzü tamamen projelere çevirdik. Terzi gibiyiz. Projeyi alıyoruz, projenin ihtiyacı olan taşları belirliyoruz, Türkiye’deki belli atölyelere ve fabrikalara işi dağıtıp, imalatı başlatıyoruz. Taşların kontrollerini yapıyoruz, paketlemesini yapıyoruz. Her şeyini hazır edip, en sonunda ihraç ediyoruz. Dediğim gibi biz terzi gibiyiz.” dedi.

“Dünya inşaat sektörü mermer yerine seramik kullandı”

Orta Doğu ülkelerinde "Mermerin Kraliçesi" adıyla anıldığını söyleyen Atay, “Uzun yıllar ihracat yapan firmalarda çalıştım. Belli bir sürecin sonunda kendi firmamı kurdum. Mermerde moda vardır. Mermer ihracatında çalışmaya başladığım dönemde crema nuova ve rosalya mermerleri isim olarak ve üretim olarak kendini yeni buluyordu. Orta Doğu pazarı bu taşları benimle daha çok tanıdı ve bu sebeple bana ‘RozalyaWomen’ demeye başladıklarını öğrendim. Daha sonra bu tabir 'Queen of Marble'a dönüşmüş. Ziyaretler ve fuarlarda böyle anılmak ve çağırılmak benim için çok onur verici." diye konuştu.

COVID-19 pandemisi ve Rusya-Ukrayna savaşı sonrasında dünya ticaret akışının bozulduğunu ifade eden Atay, bu dönemde mermer sektörünün de ciddi yara aldığını söyledi. Dünya inşaat sektörünün mermerden çok daha ucuz ve döşeme kolaylığı olan seramiğe geçtiğini dile getiren Atay, “Dünyada yaşanan olumsuzluklar her şeyde olduğu gibi ekonominin çarklarını da yavaşlattı. Pandemi ve Rusya-Ukrayna savaşı, dünya ticaret akışını bozdu, dolayısıyla ekonomiyi de bozdu. Bu dönemlerde dünyada inşaat sektörü durdu. İnşaat durunca mermer ve maden sektörü de iş yapamaz hale geldi. Zira inşaat olmazsa mermer olmaz. Bu durgunluk döneminde elbette ki binalar yapıldı ama maliyeti ucuz binalar yapıldı. Mermer yerine daha ziyade seramik kullanıldı. Bu da doğal olarak biz mermer sektörünü olumsuz etkiledi." diye konuştu.

“Maliyetler dış pazarda rekabet gücümüzü kırıyor”

Yurt içinde artan maliyetlerin yurt dışında mermer sektörünün rekabet gücünü zayıflattığını söyleyen Atay, “Türkiye mermer sektörü dünyada 7’nci sırada yer alıyor. Ülkemiz kendi kendine yetmenin dışında tüm dünyaya mermer ihraç ediyor. Türkiye’nin mermer rezervi dünya mermerinin yaklaşık yüzde 40’ına teşkil ediyor. Ege Bölgesi mermer ihracatında ciddi bir yer tutuyor. Liman avantajı ile birlikte rezerv olarak bölgemizin mermer ihracatı yüksek.

Ayrıca her sektörde olduğu gibi mermer sektöründe de sorunlar var. Başta çevre kirliliği ve doğa katliamı yapıldığına dair yapılan haberler, mermer ve mermerciye bakışı değiştiriyor. Bu sebepten dolayı duran ocaklar var. Ayrıca kullanılan enerji ve akaryakıt çok pahalı. Maliyetler her geçen gün yükseliyor. Bu da dış pazarda rekabet etmemize engel olup, fiyatlarımızı rakiplerimize göre yüksek hale getiriyor." ifadelerini kullandı.