100 yılın ‘Emanet’ini halka emanet edecek

Necla DALAN
Necla DALAN Hikayeler&Liderler

Geçtiğimiz hafta, Kalyon Holding Yönetim Kurulu Üyesi ve Türkiye Tasarım Vakfı Başkanı Mehmet Kalyoncu’dan gelen davet üzerine Atatürk Kültür Merkezi’ne gittim. Kalyoncu ile Cumhuriyet’in 100’üncü yılı için bestelediği ve ‘Emanet’ adını verdiği bestesinin orkestra kaydı ve çekimleri için buluştuk. Mehmet Kalyoncu, çok heyecanlı bir o kadar da gururluydu. Kayıt için seçilen Atatürk Kültür Merkezi’nin Türk Telekom Opera Salonu epey kalabalıktı. İstanbul Film Müzikleri Orkestrası’nın başarılı müzisyenleri ve korodan oluşan 70 kişiye yakın büyük bir ekip ve bir o kadar da perde arkasında çalışan kişi tabir yerindeyse arı gibi çalışıyordu. Kayıt için salon üç ay önceden ayarlanmıştı ve gece yarısına kadar kayıt çalışmaları devam edecekti. Öyle ki Kalyoncu’nun işle ilgili imzalaması gereken evraklar bile o gün Atatürk Kültür Merkezi’ne taşındı…

“Vatan sevgimi müzik yoluyla anlatmak istedim”

Mehmet Kalyoncu, çok sesli kayıt ve çekim için Berlin’de yaşayan orkestra şefi ve genel sanat yönetmeni Kerem Esemen, ABD’de yaşayan kompozitör ve aranjör Esin Aydıngöz ile iş birliği yapmış. Söz ve müziği Mehmet Kalyoncu’ya ait Emanet’in aranjörlüğünü Esin Aydıngöz yaptığı için Kerem Esemen orkestranın yönetimini ona bırakmış. Kendisi de görsel sanat yönetmeni olarak işin başındaydı. “Hepimiz aynı gemideyiz ve bu yolculuğun iyi geçmesi hepimizin isteği” diyor. Bir süre sahne arkasından provaları izledikten sonra Mehmet Kalyoncu, Esin Aydıngöz ve Kerem Esemen ile sohbet ettik.

Mehmet Kalyoncu, Cumhuriyet’in 100’üncü yılıyla ilgili bir beste yapmanın lise yıllarından bu yana hayali olduğunu anlattı. Ekim ayında yine Atatürk Kültür Merkezi’nde büyük bir gala gecesi yapmayı planladıklarını belirten Kalyoncu, sözlerine şöyle devam etti:

“Yunus Emre’nin bir sözü var; ‘Ben sevdiğimi söylemez isem sevmek derdi boğar beni’ diye… Vatan sevgisi de böyle bir şey… Onu söylemenin türlü türlü yolu var ve bence en güzel yolu işini iyi yapmak. Ben de vatan sevgimi müzik yoluyla anlatmak istedim. Müzik, devam ettirebilenler için bir lütuf. Biraz sabırla, şükürle olan bir şey. Günün sonunda hislerle, fikirlerle bütünleşiyor. Ben de müziği hiç bırakmamaya çalıştım. Müziği ne kadar yayabilirsek, kaliteli ve iyi müzik yapabilirsek ruh halimize, toplumsal sağlığımıza da çok etki edeceğine inanıyorum. Emanet’e dönersek; Ekim ayı içerisinde bir gala gecesi yapmak istiyoruz. 29 Ekim’den önce yapabilirsek çok iyi olacak. ‘Emanet’i halka emanet edeceğiz. İnsanlar beğenirse, dinlemekten keyif alırsa bizim için en büyük mutluluk olacak.”

 ■ Albüm çıkarmayı düşünmeye başladı

Küçük bir hatırlatma yapmak isterim. Üsküdar Musiki Cemiyeti’nde 9 yaşında eğitime başlayan Mehmet Kalyoncu, ileri derecede piyano çalıyor ve bu yeteneğini London School of Music sertifikasıyla belgeleyen bir isim… Aşık Veysel ile Karayip Korsanları’ndan Aslan Kral’a, Gladyatör’den Intersteller’e 150’den fazla filmin müziğine imza atan müzisyenin Hans Zimmer, en çok etkilendiği isimler…

Kalyoncu’nun ofisinde de piyanosu var. Genellikle geceleri beste yapıyor ve bulduğu her fırsatı müzik için değerlendiriyor. “Gece beyin yorgun ama daha aktif ve üretken oluyor. Ofisime de piyano aldım. Boşluk oldu mu oturuyorum başına… Vakit yaratıyorum, zaten insan isterse vakit yaratır. Toplantılarım erken bittiğinde de eve gidip çalışıyorum” diyor.

Mehmet Kalyoncu, önceki günkü sohbetimizde derli toplu 8 tane bestesi olduğunu söyledi ve yeni projesinin de sinyalini verdi: “Yavaş yavaş bir albüm çıkarma düşüncesi oluşmaya başladı. Baba ve Oğul adını verdiğim bestemi ayrı seviyorum. İkinci çok sesli eserimin o olur diye düşünüyorum.

■ The Witcher, Wednesday gibi yapımların aranjörüyle çalışıyor

Mehmet Kalyoncu’nun davetinde sohbet etme fırsatı bulduğum Kerem Esemen, 1984 İstanbul doğumlu orkestra şefi ve genel sanat yönetmeni. İstanbul Film Müzikleri topluluğunun kurucusu.

2007 yılında yola çıkarken bir oda müziği orkestrası olarak kurulan İstanbul Film Müzikleri Orkestrası zaman içinde klasik batı müziği eserlerinin yanı sıra film müziklerine de yer verince özellikle film müzikleri icrasına da yönelmiş. 2010 senesinde branşlarında en başarılı müzisyenlerin katılımı ile büyüyerek 50 kişiyi aşkın bir senfoni orkestrasına dönüşen bu topluluk, İstanbul Film Müzikleri Orkestrası ismini almış. Esin Aydıngöz de 1993 İstanbul doğumlu kompozitör ve aranjör. ABD’de yaşayan ve Berklee College of Music’in film müziği departmanının bölüm başkan yardımcısı olan Esin Aydıngöz; televizyon, dijital platformlar, diziler, video oyunları ve müzikallerde dahil olmak üzere çok çeşitli projeler için müzikler besteledi. Aralarında dünyada en çok seyredilen dizilerden olan The Witcher, Wednesday gibi uluslararası yapımlarda aranjör olarak görev almış.

Yazara Ait Diğer Yazılar Tüm Yazılar