'İkinci yüzyıl ekonomisini yapay zeka şekillendirecek'

“Cumhuriyetimizin İkinci Yüzyılında Türkiye Ekonomisi” başlıklı panelde konuşan ekonomistler, Türkiye’nin yapay zekayı etkin bir şekilde kullanıp, teknoloji üretip dışa bağımlılığını azaltması gerektiği mesajını verdiler.

YAYINLAMA
GÜNCELLEME
'İkinci yüzyıl ekonomisini yapay zeka şekillendirecek'

İZMİR / EKONOMİ

Ekonomi Muhabirleri Derneği (EMD) İzmir Şubesi tarafından düzenlenen Cumhuriyetimizin İkinci Yüzyılında Türkiye Ekonomisi Paneli’nde önümüzdeki dönem ekonomisini şekillendirecek en önemli unsurlardan birinin yapay zeka olduğuna dikkat çekildi.

İzmir Valiliği İzmir İktisat Kongresi Binası’nda gerçekleştirilen panelin açılışında konuşan EMD İzmir Şubesi Başkanı Murat Demircan, Türkiye’nin yüksek enflasyonla mücadelede henüz başarılı olamadığını dile getirerek, “Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre, Türkiye ekonomisi büyümesini sürdürüyor. Fakat bu büyümeden toplumun geniş kesimleri payını alamıyor. Basın sektörü bu büyümeden payını alamadığı gibi sürekli küçülüyor. Türkiye’nin büyümesinden toplumun her kesiminin payını alabildiği bir ekonomik modeli hayata geçirmeliyiz” dedi.

Panelin moderatörlüğünü yapan önceki dönem Ekonomi Bakan Yardımcısı Adnan Yıldırım, dünyanın her yerinde Türk iş insanlarının olduğunu ve gerektiğinde kısa sürede bir araya gelebildiklerini, bu potansiyelin iyi değerlendirilmesinin şart olduğunu anlattı.

Dokuz Eylül Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Yaşar Uysal ise Türkiye ekonomisinde öncelikli sorunun ülke içi arz ve talep dengesinin uyuşmaması olduğunu anlatarak, bunun sonucunda da istikrarsız büyüme, yüksek işsizlik, yüksek enflasyon, yüksek cari açık gibi sorunların çıktığını aktardı. Devlet ve vatandaş ilişkilerinde kurgu hatası olduğunu belirten Uysal, “Mevcut yönetim sistemi ve anlayışı Türkiye için uygun değil. Ekonomideki sorunlar sadece ekonomik önemlerle çözülecek boyutu aştı. Kurumsal hafıza önemli ölçüde kaybolmuş, kamuda sadakat-liyakat önemini kaybetti. Bilimsel yaklaşım ve eleştirel akıldan uzaklaşma, biat kültürünün daha da kökleşmesi söz konusu. Sorunları çözmek için ahlaklı, akıllı 1000 tane iyi adam lazım” diye konuştu.

"Yapay zekaya yatırım yapmalıyız"

Türkiye’nin ‘döngüsel ekonomi modeline’ geçmesi gerektiğini dile getiren İzmir Ekonomi Üniversitesi İşletme Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Coşkun Küçüközmen de yatırımların artık anlık hale geldiğini belirtti. Cep telefonuyla her türlü yatırımın yapıldığını anlatan Küçüközmen, sözlerine şöyle devam etti: “Avrupa Birliği, ‘dijital ürün pasaportu’ çıkarma hazırlığında. Bir süre sonra bu pasaportunuz yoksa ürün satamaz hale geleceksiniz. Bizim de buna uyum sağlamamız gerek. Kredi borcu ödeyemeyenlere yönelik yapılan bir araştırmada telefonunun şarjı yüzde 30’un altında olanlardan yüzde 60’ının kredi borçlarını ödemediği yapay zeka tarafından belirlenmiş. Yani artık yapay zeka 5 bin veriyi değerlendirip size sonuç verebiliyor. Biz de yapay zekaya yatırım yapmalıyız.”

"Sanayimiz ithalata bağımlı"

Dünya genelinde talep daralması yaşandığını kaydeden SOCAR Türkiye Rafineri ve Petrokimya İş Birimi Pazarlama Müdürü Dr. Mevlüt Çetinkaya, “Türk sanayisinin ithal girdi bağımlılığı yüksek. Özellikle kağıt ve kağıt ürünleri, kimyasal ürünler, kauçuk ve plastik, makine ve ekipmanlar, otomotiv gibi alanlarda bağımlılık üst düzeyde. Ne yazık ki ülkemizin ihracatı, yaptığı ithalata bağlı” dedi.