'Yenilenebilir enerjinin en büyük destekçisi depolama olacak'

Güneş Enerjisi Sanayicileri ve Endüstrisi Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Tolga Murat Özdemir, Türkiye’nin GES yatırımlarını artıracak yüksek potansiyeline dikkat çekerek, yenilenebilir enerjiden daha fazla yararlanmak için enerji depolama teknolojilerinin önemini vurguladı.

YAYINLAMA
GÜNCELLEME
'Yenilenebilir enerjinin en büyük destekçisi depolama olacak'

DUYGU GÖKSU / İZMİR

Güneş enerjisinden elektrik üretiminde, potansiyeli çok yüksek olan Türkiye, 2023’te 2 bin 700 megavat GES (Güneş Enerjisi Santrali) kurulumu ile yıl sonunda 12 bin 300 megavata ulaştı. Nisan 2024 sonu itibari ile GES kurulu gücünün 14 bin 600 megavat olduğunu söyleyen Güneş Enerjisi Sanayicileri ve Endüstrisi Derneği (GENSED) Başkanı Tolga Murat Özdemir, yenilenebilir enerji santrallerine dönüşümün hızlanması için elektrik tüketiminin artması gerektiğine dikkat çekti. Bu sayede GES’lerin de artacağını ifade eden Özdemir, bunun en büyük destekçisinin de enerji depolama olacağını belirtti.

Türkiye’nin 10 yılda 14 bin megavatlık GES kurulu gücüne ulaştığını, oysa bunun 18 bin megavat olma potansiyelinin bulunduğunu dile getiren Özdemir, “Yenilenebilir enerji yatırımlarının artma sürecinde finansmana erişim, mevzuat, izinler, şebeke kısıtları gibi etkenler bulunuyor. Türkiye’de, tüm elektrik santrallerinin toplam kurulu gücü ise 110 bin megavat. Bunun yüzde 13’ünü GES’ler oluşturuyor. 2035’te toplam kurulu gücün yaklaşık 200 bin megavata ulaşması, bunun da 50 bin megavatının yani yüzde 25’inin güneşten karşılanması bekleniyor. Potansiyelimizin altında kalmamızın bir diğer sebebi de bürokrasi ve mevzuattaki değişiklikler” ifadelerini kullandı.

“Türkiye, GES alanında lisanssız cenneti”

Türkiye’de güneş enerjisi sektörünün lisanssız GES’lerle büyüdüğünü dile getiren Özdemir, “14 bin 600 megavat kurulu gücün yalnızca 1.670 megavatı, yani yüzde 11’i lisanslı. Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu’nun (EPDK) lisanssız GES için mevzuat düzenlemeleri iyi bir yere geldi. EPDK 10 yılda, 25 değişiklik yapmak zorunda kaldı. Şu anda mükemmel demek zor ama iyi bir mevzuatımız var. Lisanssız GES, tüketim yeri neresi olursa olsun başka bir bölgede kurulabilir hale geldi. Daha önce üretim ve tüketimin aynı dağıtım bölgesi içerisinde olması gerekiyordu. Koşulsuz mahsuplaşma ile sektör hızlandı” diye konuştu.

“Enerji depolama ile dönüşümü hızlandırabiliriz”

Enerji santrallerinde yenilenebilir dönüşümün hızlandırılması gerektiğini de sözlerine ekleyen Özdemir, “Bunu ancak ekonomik büyüme ile yapabiliriz. Elektrik üretiminin artması için tüketimin artması gerekiyor. Bunun için de hizmet sektörünün değil, endüstriyel üretimin büyümesi lazım. Dönüşümün en büyük destekleyicisi de enerji depolama. Şu an iki saatlik depolama yatırım yapılması için uygun görünüyor, bunu ilerleyen süreçte 4-6 saate kadar çıkartılması da mümkün olacak. Şu anda bugünkü teknoloji ve yatırım maliyetleri ile 6 saat ile başlarsak, yatırım bedeli çok fazla olur. Enerji depolama süresinin 2 saat ile başlayıp, yakın zamanda 4-6 saatlere çıkacağına inanıyorum. O zaman rüzgar ve güneş artık bir baz santrali gibi davranabilecek” ifadelerini kullandı.

“Yerli üretimi ihracata açma zamanı geldi”

Enerjide dönüşümün son noktasının güneş enerjisi ve enerji depolama olduğunu vurgulayan Özdemir, “GES ve enerji depolama ekipmanlarını, teknolojilerini üreten ve ihraç eden bir ülke konumuna gelebiliriz. Anahtar teslim proje hizmeti veren uygulayıcı firmalar ve ekipman üretici firmalar mevcut ilerleyen zamanda sayıları daha da artacak. Bu firmaların ihracata yönelmeleri gerekiyor. Bu kapsamda, üyelerimizin yurtdışı pazarlara açılması için GENSED Global Business Connect projesine başlıyoruz. Yerli üretimi, uygulayıcı firmalarla birlikte ihracata açma zamanı geldi” dedi.